Bir grup kadın, kendi işleriyle uğraşıyorlarmış, başkalarının işleriyle uğraşmalarına henüz sıra gelmemiş, bunun rüya olduğu kesinmiş artık, çünkü gerçek hayatta böyle bir şey görülmemiş,
Rüya ne hünerli bir sihirbazdır, varlıkların boyutlarını ve birbirlerine olan uzaklıklarını değiştirir, yan yana uyuyan kişileri ayırır, birbirine uzaktaki kişileri kavuşturur, kadın birkaç metre ötesinde uyuyor olsa da adam ona nasıl ulaşacağını bilemez, oyna ne kolaydır iskele tarafından sancak tarafına geçmek.
O anda adamın aklından geçeni söylemeye gerek yok, Güzel, diye düsünmüş tabii ki, fakat kadının düşündüklerini aktarmak gerek, Belli ki adamın gözleri bilinmeyen adadan başka bir şeyi görmüyor, diye düşünmüş kadın, işte göz yanılsaması, insanın yanı başında duran insanı görememesi böyle olur.
Yok mu bir işin, zanaatin veya şimdilerde dendiği gibi mesleğin, var, önceden de vardı ve gerekirse yine olacaktır, ama ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin...