Werner babasına karşı erken yaşlardan itibaren acıyla karışık bir öfke, buz gibi bir nefret beslemesine rağmen, çocukluğunun büyük bir kısmını, babasını ailenin yaşadığı trajedinin sebebi olmak suçundan temize çıkaracak nedenler arayıp bulmakla geçirmişti.
Nina'nın yanına gittim, konuşması için dizlerine kapanıp yalvardım. Onun zavallı şövalyesiydim ben, önünde diz çökmüş yakarıyordum. Üzüntülü gözlerle bana baktı ve başını sallamakla yetindi. Bu sahne aynen böyle kazındı beynime. Kongens Caddesi'ndeki eski bir apartmanın ikinci katındaki dairesinde. Ben diz çökmüştüm, Nina hafifçe başını sallıyor. Evet, aynen böyleydi, kimse çıkıp diyemez ki o sahne böyle değildi de şöyleydi