Avludaki kağnıda, odun çuvallarında, kasnağı kopuk elekte, yan yatmış kazmalarda, hatta kürekte ve kümesin önünde gezinen tavukların kanat altında bir şey gizliydi sanki; her şey, giz taşıyan insanlar gibi kendine özgü durmaya çalışıyor ve hızla göz atıldığında adı neyse ona benziyordu.