"Bazan Füsun'un hayallere daldığını yüzünden anlar, onun hayal ettiği ülkeye gitmek ister, ama kendimi, hayatımı, ağırlığımı, masada oturuşumu çok umutsuz bulurdum."
"Hayatın, insanlığın çoğunluğu için , içtenlikle yaşanması gereken bir mutluluk değil, baskılar ve cezalarla ve inanılması gereken yalanlarla yapılmış dar bir alanda, süreklü bir rol yapma hali olduğunu, ilk bu sıralalarda sezmeye başlamış olmalıyım."