İnsanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç, ne kadar dıştan, ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla be kadar az alakası olan şeylerdi...
Nedense, hayat bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek o belaları üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz.
“It’s you I love,” he says. “I spent much of my life guarding my heart. I guarded it so well that I could behave as thought I didn’t have one at all. Even now, it is a shabby, worm-eaten and scabrous thing. But it is yours.”