Baştan aşağı titriyordum. Yaşlı gözlerimi ellerimin arasına gömüp bir an ölümü düşündüm. Kim bilir, şimdi ne kadar da güzeldir ölüm. Kahverengi toprakta huzur içinde uyumak, başının üzerinde hafifçe esen yelin kuru otlar arasında çıkardığı hışırtıyı dinleyip hoş bir seda bulmak...
"Babana kızgın mısın?"
"Bu soruyu ben de kendime birçok kez sordum. Ama hiçbir zaman net bir cevap bulamadım zihnimde. Doğrusu, bilmiyorum. Erkekler galiba çocuklarının annesiyle evli oldukları sürece babalık görevini üstleniyor. Bir gün gelip çocuklarının annesinden ayrıldıklarında ise aslında çocuklarından da ayrılıyorlar."
Bütün herkes ölecek ve ne ektiyse, onu biçecektir; ondan geriye kalacak olan iyi ya da kötü bir namdır. Eş, dost gitmiş, biz de yoldayız. O halde bu kervansaraya niye bu kadar gönül bağlayalım?