-(Resûlüm!) O halde sen güzel bir sabırla katlan.(5)
-Doğrusu onlar, onu uzak görürler.(6)
-Biz ise onu yakın görürüyoruz.(7)
-O gün gök, (cisimleri ile) erimiş maden gibi olacak.(8)
-Dağlar da (atılmış) rengarenk yün gibi olacak.(9)
-Hiçbir yakın (akraba ve dost), bir yakınını (birbirinin halini) sormayacak.(10)
O gün gök çalkalandıkça çalkalanır. Dağlar (yerinden kopup) yürüdükçe yürür (toz duman olur). Artık (inanmayıp) yalanlayanların o gün vay haline! Onlar daldıkları batıl içinde oynayıp/oyalanıp duranlardır.
Tûr / 9-10-11-12