Müslüman vahye ve İslam aklına dayanır. Beşeri ve tarihi katkısı olan kurum, değer ve kuralların eskiyeni olursa bunları yine kendine ait araçlarla, tecdid ve içtihad yöntemiyle yeniler....
Ne İslam’ dan çıktıklarını söylüyorlar, ne de başka bir dine giriyorlardı. Hayatlarında cami olmadığı gibi, kilise ve havra da yoktu. Öyle dinsiz, imansız, ibadetsiz, şeriatsız, ahlaksız yaşayıp gidiyorlardı......
Şöyle bir tarihimize baktığımızda, genel anlamda dış saldırılar ve Bunun akabinde yaşanan felaketler, ümmet olarak sosyal ve siyasi anlamda hep dağınık olduğumuz zamanda gerçekleşmiş.
Eğer Müslümanlık bilinçli bir tercih değilse, öyle kolay geldiyse, öyle kolay da gidebilir demektir. Malum, miras malı hor olur. İnsanın Kendi malı gibi kıymetli olmaz.