-Bir yanda insanın suratını tekmeliyorlar öte yanda ayaklarını yıkıyorlar. Peki, ikisinin ortasında ne var?
-Ortada da insanların suratını tekmeleyenlerin ellerini yalayanlar ile suratı tekmelenenlerin akan kanını emenler vardır. Ortadakiler onlardır işte.
Gerçek gizli, kimseye görünmeden dolaşıyor yeryüzünde, halkın arasında kendine bir yuva arıyor, gerçek yönetim için gerçek bıçak ve ateş gibi bir şeydir, kabul edemez onu yönetim, gerçek keser atar, yakar yönetimi. Sizin iyi dostunuzdur gerçek, yönetimin ise amansız düşmanı. Saklamasının nedeni de budur işte.
Sasenka çabuk, soran bakışlarla şöyle bir baktı herkesin yüzüne. Birden çatıldı kaşları. Başını önüne eğdi, bir şey söylemedi, yavaş hareketlerle saçlarını düzeltirken bir süre sessiz kaldı. Neden sonra, neredeyse bağırdı: "Öldü mü?" Meydan okurcasına, bir kez daha baktı odadakilerin yüzlerine. "Ne demek, öldü? Nedir ölen? Yani simdi benim Yegor'a olan saygım, ona, o yoldaşıma, onun yaptıklarına, düşüncelerine olan saygım da mı öldü? Yüreğimde yarattığı o duygular, yiğit, dürüst bir insan olarak bende bıraktığı duygular da mi yok oldu? Bütün bunların hepsi de mi öldü? Benim için bunların hiçbiri ölmeyecek, asla ölmeyecek, biliyorum... Bence, bir insanın öldüğünü söylerken çok acele ediyoruz. Ölen onun ağzı, dudaklarıdır, söyledikleri insanların yüreklerinde sonsuza dek yasayacaktır."
İnsanlar iyi bir şeyler bekleyerek yaşarlar, oysa onun aşağılanmaktan başka bir beklediği yoktu.
Çok doğru söylüyorsunuz, Nataşa. İnsan iyi bir şey beklediği zaman yaşıyor demektir. Bekleyecek bir şeyi yoksa neden yaşasın.