M. Tolga

M. Tolga
Ölümden ilerde varış dediğin, Geride ne varsa bırak utansın!
lisans
Briony Köşkü, Serpentine Caddesi, St. John Korosu
4 Nisan
57 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Sen bilmezsin ama Oğuz Atay demişti, sevmek yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. İşte ben o büyük işe kalkıştım. Senin kaçtığın o yol ayrımından ben daha önceden Seni sevmek gibi büyük kocaman bir işe kalkıştım.. yanımdayken gülümsemesine bakıp içinden "Bu şimdi benim mi?" diye çaktırmadan sevinmek, ya da aradan çok zaman geçer bazen bir kaç mevsim, bir kaç insan, bir kaç anı, bir kaç acı.. her şey biter, hesaplar ödenir defter kapanır. Sonra olmadık zamanda, olmadık bir yerde saçma sapan bir karşılaşma olur. Sonra... Sonra bir şey olmaz. Çünkü hesap etmediğin bir kalbin vardır, o ne ayların ne yılların geçmesine aldırış etmeden ilk gün gibi taptaze seviyordur.. omuzdan öpmek diye bir şey vardır. Yüküne ortağım der gibi. Öyle güzel.. eğer bu aşk değilse ben sana daha önce kimsenin kimseye olmadığı bir şey oldum...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bugün 6 ay önce bıraktığım sivil hayatımda olan tüm değişikleri unuttum ve seni bıraktığım yere geldim. Gelirken seni arayamadım ama panodan faturalarını aldım, zilini çaldım fakat kapıyı açmadın. Evde olmaman kalbinde de olmadığıma bir imgeydi belki de... Kapına baktım, bilmeden son kez çıktığım kapına ve içime birşeyler bata bata yutkumdum. Sigara içmediğim halde dumanlar çıktı ağzımdan burnumdan, içim yandı ama yinede yutkumdum. Faturalarını kapının tokmağına taktım. Asansörün kapısı kapanırken alışkanlık hadi gir içeri kapını kitle duyayım dedim... Sonra herşeyi düzeltmeye adım attığımızı düşündüğüm o parktaki çardağa gittim. O gün ki yerime oturdum. Hayaletine baktım profil fotoğrafından en güncel olanı orda bakıyordu bana. Bağıra bağıra konuştum seninle dudaklarımı oynatmadan. Sonra kayboldun oradan sağ elim cebimde sol elimde senin elin varmış gibi o bakkala girdim bir sana bir bana sigara aldım. Sonra her bir metrekaresini düşündüm evinin... Yaşadığımız her bir anıyı, her bir detayı... Sonra artık vakit bugüne geldi. Söylenen her bir söz, yapılan her bir hareket ve artık gerçekleşmeyecek olan her bir plan. Detaylı bir şekilde planlamış olduğum evlilik teklifini düşündüm mesela, 14 numara parmağına takacağım yüzüğü... Son olduğu ihtimalken bile acıtmıştı ama sana yapacağım ciğer sürprizini düşündüm... Sıra senin paketindeki sigaralara geldi. Onları da içtim. Bir senin için çektim, bir kendim için. Senin bana vedan gibi senin sigaranla veda ettim. Yürümeye başladığım anda farklı yol kullanmak zorunda kaldım. Seninle daha az kullandığımız bir yolu seçtim. Çünkü sen benim her yolumu kapattın. Bu saatten sonra sen o yolları açarsan gelebilirim o yollardan, çünkü daha önce her gelmeye çalışmamdan sonra sen o yollara bir barikat daha ekledin. Senin tek bir hareketle
Mayıs 6
Gözden ırak olunca gönülden de irak olur sanıyorsun ya; Aslında öyle de oluyor.. O çok eski bi sevdaydı bitti diyorsun... Varla yok arası, hatırlamıyorum bile diyorsun. UNUTTUM sanıyorsun. Ama biri, yanından geçerken Onun gibi yürüyor, onun gibi bakıyor, Onun gibi gülüyor. Bütün unuttukların boşa gidiyor.
Müzik
Unutmak kötü değildir.
Geçmiş zamanın elemleri gider, lezzetleri kalır
İçimde yarım kalmış bir konuşmanın üzüntüsü vardı. Sebahattin Ali