Antonius: Telaş etme! Caesar'ın gücü değil beni yere seren; Antonius'a boyun eğdiren kendi oldu.
Kleopatra: Öyle olacaktı elbet, kendisinden başka kim yenebilirdi Antonius'u? Ama yenmez olaydı!
Antonius'un ölümünün ardından Caesar:
Ah Antonius, başına bu belayı getiren benim
Ama insanoğlu, kendi bedenindeki çıbanı da
Yarmak zorunda kalmıyor mu bazen?
Ya sen benim yıldızımın battığını görecektin
Ya da ben seninkini, ister istemez.
İkimiz yan yana geçemezdik bu dünyanın başına.
Ama bırak yanayım ölümüne,
Yüreklerin kanı kadar yüce gözyaşlarıyla,
Sen bir kardeşimdin benim, her ülkünün peşinde
Birlikte yarıştık seninle; taht ortağım,
Dostum ve savaş yollarında yoldaşımdın;
Kendi bedenimin kolu, düşünceleriyle yüreğimi ateşlendiren yürektin.
Ağlarım elbet, yıldızlarımızın barışmayıp iki yoldaşken böylesine ayrılmasına.
Antonius'un öldüğünü öğrenen Caesar:
O kadar büyük bir varlığın yok olması
Çok daha büyük gürültüler koparmalıydı.
Aslanlar şehir sokaklarına saldıracak,
İnsanlar aslan illerine sığınacak kadar
Sarsılmalıydı dört bir yanı dünyanın.
Bir tek kişinin göçmesi değildir Antonius'un ölmesi,
Dünyanın yarısını kapsıyordu Antonius adı.
Antonius'un altınlarını ve bir mektup yolladığını öğrenen Enobarbus:
Dünyanın en alçak adamı benim, bir tek ben,
Aşağının bayağısıyım. Ah Antonius.
Cömertliğin madeniymişsin sen
Kalleşliğimi altına boğarsan böyle
Nasıl bir karşılık verecektin iyi hizmetime!
Kan ağlıyor yüreğim. Bu acı yarmazsa onu
Daha kestirme bir yolunu bulurum ben,
Ama görecek bu işi, öyle diyor içim.
Sana karşı dövüşmek ha? Olacak şey mi bu?
Gidip bir çukur bulur, geberirim içinde.
Ölümlerin en iğrencidir yakışan
Ömrümün bu son günlerine.
Antonius en sadık adamı Enobarbus'un savaşta taraf değiştirdiğini öğrenir ve şöyle der:
Git Eros, yolla ardından altınlarını,
Yap bunu, meteliği kalmasın, seni göreyim.
Ona bir mektup da yaz getir, imzalayayım.
De ki, tanrılara emanet ediyorum onu, sağ olsun
Dilerim bir daha efendi değiştirmek zorunda kalmasın.