Bazı kitaplar vardır; bittiğinde kapağını kapatırsınız ama aslında zihninizde yeni bir yolculuk başlar. Simyacı benim için tam olarak böyle bir kitaptı.
Paulo Coelho’nun anlattığı Santiago’nun
Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz.