bu kitabi nereden gordum kimin onerisiyle kitapligima ekledim bilmiyorum ancak kendi inisiyatifime kalmadigina eminim. baslamadan once 100 sayfalik bir kitap meh beni ne kadar etkileyebilir ki diye dusunuyordum ve oyle bir ters kose oldum ki yorum yazmaya verdigim uzun arayi sonlandirmaya niyetlenecek kadar buyuk bir ters koseydi. yazmaya, kitap okumaya yeniden basladigim ve bunun ozellikle dogum gunume denk gelmis olmasi cok huzurlu hissettiriyor. sanki kalemim de dilim gibi tutukluk yapmisti. bugun bunu ufak da olsa kiracak bir adim atmanin gururu var uzerimde. ama kitaba donecek olursak oyku kitaplarini sevmedigimi sanirdim. kendine baglayacak kadar uzun olmamasi beni dehsete dusururdu. belki dizileri filmlere tercih edisim de bundandi. ama iyi bir oyku okuyana kadarmis sanirim, bu kitaba kadarmis. ask kitaplarini cok seviyorum, ucuz ask romanlarini da yuksek perdeden yazilmis hikayeleri de. yazarin aska olan bakis acisini kitabinda hemen hissediyorsunuz, genel tavrini da kendimle cok ozdeslestirdim. bu sozler buraya benim zihnimden cikip gelmis olmali diye dusundum. ozellikle boyle konularda yalniz dusunmedigini bilmek cok rahatlatiyor. feminist bir kadin yazar! o zamanda olacak is mi eyvah! icinde bulundugu doneme ragmen ustaca kaleme almis kitabini. nispeten duragan sayilabilecek bir hikayede sayfalari nasil heyecanla cevirdim ben de bilmiyorum. son sayfada tuylerim diken diken oldu. yeni bitirdigim halde hemen suan tekrar okumak istemem saka degil. kendime diger kitaplarini da okuyacagimin sozunu vermekle yetinip uyuyacagim zira saat 04.00'e geliyor