Atatürk'ün yanına çıkıp geldiğimi bildirmek istedim.Kütüphanesinde çalışıyordu.İçeri girip elini öpmek için eğildiğim zaman , ayağa kalkarak elini öptürmüştü.Karşısındaki uşak bile olsa , insanları eşit görür , saygı gösterirdi.
Salih Bozok : Paşam , şu danıştıklarının içinde bazen öyleleri var ki şaşırıyorum .Bunların görüşlerine nasıl olsa katılmayacaksın . Kararı önceden de verdiğin malum.O halde onları ne diye birer birer çağırıp karşında terletirsin ?
Atatürk : Bazen hiç umulmadık adamdan ben çok şeyler öğrenmişimdir.Hiçbir kanaatı hakir görmemek gerektir. Sonu da kendi fikirlerimi uygulayacak bile olsam , herkesi ayrı ayrı dinlemekten zevk alırım. Bu zevkten kimse beni mahrum edemez.
Fransızca ve Almanca öğrenmek için çalışıyordu.Çok okudu.Özellikle Fransız ve Alman yazarlarının eserlerini inceliyordu.Bu incelemeler ona , hükümet prensipleri konusunda derin ve ayrıntı bilgiler vermişti.
Böylece kendini hem asker hem devlet adamı olarak yetiştiriyordu.