İnsanın yüce bir tarafı varsa bu, şartların gereğini yerine getirdiği için değil, şartlar ne olursa olsun, sahip olduğu temel doğrular gereğince tercihler yapabilmeyi elden bırakmadığı için belirginlik kazanabilmektedir.
Belki bu dünya hayatını en üst düzeyde yaşayabilmek, bir başka insanla ortaklaşa tanıklığına vardığı uyanıklık durumunu paylaşmakla mümkün. Bu paylaşımı elde edemediği şartlarda bile insan, ölüm kendini bulduğu anda içinde bir boşunalık duygusu taşımamalı. Bence boşunalık duygusu, ne adına olursa olsun, razı olduğu haksızlık yüzünden insana yerleşir.
Ben cesaretin kavrama yetisini dinç tutmada, aldanmayı asgariye indirmede ve kimseye yaltaklanmadan yaşama gücünü koruma ısrarında bulunduğu görüşündeyim. Bizim önce insan, sonra müslüman olarak ayakta kalmamıza kolaylık verici cesaret budur.