Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendisini içine, içiniyse 'gökten inen' hakikatlere rapteden insan, geçmişiyle, yani eskiyle olan rabıtasını da daha anlamlı biçimde kurar ve yeniye olan bakışında faydalı bir ufuk kazanır.
..çıplaklık kavramını eski ozandan okuduğumuzda, bize aczimizi ve haddimizi çağrıştıran, ihtar eden bir imge okurken, yeni ozanda çıplaklığı "nasıl olsa dünyaya gelirken de böyle değil miydik?" cinsinden bir laubalilikte, köksüz bir arsızlık güzellemesiyle okumuş oluyoruz.
Karacaoğlan bir şiirinde der ki:
"Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeğe elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eder
Benim can vermeğe dermanım mı var."
Nil Karaibrahimgil bir şarkısında der ki:
"Ben buraya çıplak geldim
Heyhat, utanmam yok, utanmam yok"