Yok akım makım, taktik teknik, falan fişmekan. Ben bunlara pek gelemiyorum. Abdurrahim Karakoç'tan sonrasını da tanımam. Lafı gediğine oturtmak için Tih Çölü'nü dolandırıyorlar. Kapalı anlatım, kinaye, bilmem ne. Benlik değil bu gibi şeyler. Okurum, severim, dinlerim. Henüz Karakoç'un hak ettiği değere kavuştuğunu asla düşünmüyorum. O bir derya. Yunus Emre'nin, Köroğlu'nun, Mevlana'nın, Hoca Ahmet Yesevi'nin ırmaklarından beslenmiş bir derya..