“Bizde oldum olası politika ve sanat ilişkileri doğru anlaşılamamıştır. Politikayla uğraşanlar sanatçıları ikiye ayırmış; kimini sadece eğlence kategorisine sokmuş, politik tavırları olan sanatçıları ise kendi propaganda malzemesi olarak kullanmak istemiştir. Bu yüzden her şiir bir manifesto, her şarkı bir bildiri, her roman bir politik analiz sanılmıştır.”
Koğuşta topluca türküler söylüyorduk. Bir akşam “Ilgaz, Anadolu’nun sen yüce bir dağısın” parçasını söylerken kapı açıldı ve içeri doluşan erler herkese vurmaya başladı. “Susun, susun!” diye bağırıyorlardı. Biraz sonra binbaşı da geldi. “Burada komünist marşı söyleyemezsiniz” dedi. Ilgaz’ın komünist marşı olmadığını, bir halk türküsü olduğunu anlatmaya çalıştık ama anlamıyordu.