İşitilen şey, görülen şeyden daha dehşet verici olabiliyor sanki. Sadece sözcükler ölüm gerçeğini kesinleştirebilir. Biri o öldü demediği sürece hâlâ bir umut vardır.
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi yoksa kendimizden mi, yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş ânı yokluğuyla dolduruyor.