İşitilen şey, görülen şeyden daha dehşet verici olabiliyor sanki. Sadece sözcükler ölüm gerçeğini kesinleştirebilir. Biri o öldü demediği sürece hâlâ bir umut vardır.
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi yoksa kendimizden mi, yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş ânı yokluğuyla dolduruyor.
Sürüp giden, başarısızlıklardır. Bundan kimse paçasını kurtaramaz. İnsanın, düşlerini gerçekleştirmek adına verdiği savaşında bazı başarısızlıklara uğraması, ne uğruna savaştığını bilmeden yenilgiye uğramaktan iyidir.