Hakikatin ağır yükü altında ezilen ruh, bir başka ruhla ilk teması kurabilirse yeniden dirilir. Aksi halde yalnızlık telaşı insanı kendisinden bile şüphe ettirecek kadar içimize sirayet eder.
Eğer kalbinizde birikmiş cümleler, aklınızı işgal etmiş fikirler kâğıda dökülmezse, bir başkasına aktarılmazsa, içten içe sizi çürütmeye başlar.
Paylaşılmamış hakikatler, insan kalbini ve tüm vücudunuzu zamanla kemirmeye, içten içe aşındırmaya başlar.
İnsan hayatın yerlerinde ölüyor aslında. Ruhuyla arasına yaşamak kadar uzun bir mesafe giriyor. Ölüyor insan ve yeniden diriliyor. Umut etmek için diriliyor, baslayabilmek için diriliyor, doğru dürüst bir tek cümle kurabilmek için diriliyor işte.
Sonra... Sonrası karanlık.