...”Bütün bu kızları, kadınları savunuyorum bu yalancılara karşı.” Ayağa kalktı.” Mâsum insanlara kötülük ediyorlar, gerçek olaylara karşı güvenimizi sarsıyorlar. İnanarak dinlememizi güçleştiriyorlar. İnsan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık. Gerçekle düş birbirine karışıyor; yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz.”.... “Kimse aydınlıkta konuşmaya cesaret edemiyor.”....
Turgut başını öne eğdi kızararak. “Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim,” dedi: “Gene de az gelişmiş bir çümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindm kendi çapımda.”