makdîsli birii

makdîsli birii
@makdislive02li
Geri dönüşler hep sanadır ... القدس
10 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
" İslam gibi bir din, sizi midesine indirmek isteyen kurttan başkasının zoruna gitmez." Malcolm X
Sayfa 24 - Pınar yayınları·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşlıya duyulan tiksinti aslında modern Batıda ölümün müstekreh bir olgu olarak karşılanmasından doğuyor. "Bir ayağı çukurda olan" yaşlı kişi, ölümü hatırlattığı için hayattan kovulmak isteniyor. Ölüm çağdaş batılının sürekli bastırdığı, inkar ettiği, ona karşı savaştığı kabullenilemez bir durum. Foucault'yen bir dille konuşacak olursak, akıl hastaların maruz bırakıldığı "büyük kapatma" aslında toplumun sahte standartlarına uyum sağlamış "normaller"i korumak amacına matufsa, yaşlıların huzurevlerinde toplanmaları ölümün her türlü tezahür ve hatırlatıcısını sosyal hayattan tehcir etmek amacını taşıyor. Ölümün yokluk anlamına geldiği agnostik bir iklimde bu anlaşılabilir bir savunma gibi görünüyor. Oysa "hayatın akıp ölüme katışmaktan başka gayesin olmadığı" bir kültürde ölüm yokluk ve mutlak son anlamına gelmiyor ve bu yüzden yaşlılık ikrah edilecek bir durum olarak görülmüyor. Yaşlılık Erik Erikson'un dile getirdiği gibi "hayatın bütününün kavrandığı bir durak"tır ve insanın oradan biriktirdiği bilgelik bir hayatı seyredebilir.Doğu veya İslam kültürlerinde yaşlılığın bilgelikle bir tutulması,"aksakallı ihtiyar"ların her zaman bir hürmet nesnesi olması, önemli hakikatlerin onların dilinden aktarılması ve bu kültürlerde yaşa verilen değeri gösteriyor. Bu kültürler yaşamışlığın kıymetini inanıyor, hayatın sokaklarında yorulmuş bir kişinin henüz yolun başında olan bir başka insana anlatabilecekleri olduğunu varsayıyor. Aslında pek çok geleneksel kültür, önderlik görmüş geçirmiş yaşlara tevdi ediyor.
Sayfa 116 - Yaşlanmak Başlanmaktır·Kitabı okudu
Her devrim, her ideoloji kendi hain kadrolarını istihdam eder.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Kalbe düşen ani bir sancıyla başlayan önce vahşi çöllere oradan da insanın iç âlemine doğru yönelen bir arayışın hikayesi. Bu yolculuk "bilginin merkezi olarak kabul edilen bir yerden vahşi çöllere doğru açılan ve bana hiç rahat yüzü göstermeyecek birçok yolculuklar zincirinin başlangıcı"dır. Bayazîd-i Bestam'ın meşhur "Aramakla bulunmaz, ama bulanlar ancak arayanlardır' sözünün peşinden çıkılan karşı konulmaz bir ruh yolculuğu ki, menzile ancak 'gözler kapalıyken' ulaşılabilir. ... Yolculuk başlangıç noktasında sona ermiştir. Ama artık hiçbir şey eskisine aynısı değildir.
Hazreti Muhammed'in -salat ve selâm ona olsun- bir hadisi şöyledir: "İSLAM GARİP OLARAK BAŞLADI VE YİNE BAŞLADIĞI GİBİ GARİP HALE DÖNECEKTİR. O HALDE NE MUTLU GARİPLERE." Bu gariplerin kim olduğu sorulunca şöyle buyurdu: "O GARİPLER BENİM SÜNNETİMDEN HALKIN BOZDUĞUNU DÜZELTEN VE YIKTIĞINI İHYA EDENLERDİR."