Yıllar ikimiz için aynı işlemiyor çünkü. Sendeki zamanla bendeki bir değil artık. Arada sırada aklına getir beni saçın yüzüne düştüğünde. Bir rüzgar estiğinde sis heryeri ele geçirdiğinde, bir odadan diğerine geçtiğinde, geceleri pencereden uzaklara baktığında, yola çıktığında yoldan döndüğünde, nefes alıp verdiğinde, nefessiz kaldığında, birini yeniden sevebildiğini gördüğünde, aklına getir beni. Ne zaman sis çökse bir yerlere, dünya aniden renk değiştirirse işte o zaman: ılık bir esinti gibi unut beni. Mırıldanarak geçeyim ömründen.
Şayet dönmezsem, şayet yaşamazsam, şayet bu müebbetten sonra başka bir hayatım daha olmayacaksa, bir saç telini saçlarıma sar ve bir dağ kavuğuna sakla orda.