İslam'ın ve yaşanan hayatın kendine özgü gerçekleri vardı . Bu gerçeklerden ödün, bu doğrulardan taviz verilerek yaşanacak olan mutluluklar , hiç kuşkusuz ki ebedi hayata uzanmayan kısa ve yalan mutluluklar olacaktı.
Resulullah (s.a .v) " Ben bir ağacın gölgesinde bir saatlik mola veren bir yolcu gibiyim " buyuruyor. Şimdi düşünüyorum da hiçbir akıllı insan, bir saatlik molada kalacağı gölgenin tapusunu almak için kendisini telef etmez !.
Tabiki bizler de bu dünyadan akıp gitmekte olan şu su gibiyiz !, Bir suyun akıp gittiği ırmak yatağının tapusunu almak istemesi ne kadar gülünç ise , dünyada bir saatlik ömrü olan insanların da çok kısa bir süre yaşayacakları yerlerin tapusunu almak istemeleri de o kadar gülünçtür.