Bir kapıdan diğerine çaresizlikle koşturmaktır aşk.
Tam da önündeyken,
elini uzatsan değecekken,
göz göze gelmişken,
hemen karşında duruyorken,
işte oradayken saçlarına dokunamamaktır.
Elini uzatamamktır,
Başını öne eğmektir aşk dediğin...
Düpedüz korkaklıktır.
Aşk, Nazım'ın cigarasından derin bir nefes alıp mahpushane avlusunda Piraye'ye yazdığı "Senin adını kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım" mektubudur.