İbrahim Sadri

İbrahim Sadri

Yazar
7.5/10
24 Kişi
·
105
Okunma
·
20
Beğeni
·
2.196
Gösterim
Adı:
İbrahim Sadri
Unvan:
Türk Sunucu, Televizyoncu, Şair ve Tiyatrocu
Doğum:
İstanbul, 1963
İstanbul'da doğan İbrahim Sadri aslen Erzincan Kemah Yücebelen'lidir, ilk ve orta öğrenimini istanbul kasımpaşa'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde okuduktan sonra, yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkânı buldu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin, şiir kitapları da mevcuttur.

"Adam Gibi" İbrahim Sadri'nin 1998'den beri devam ettirdiği şiir-kaset serüveninin altıncısı ve kendinden en çok söz ettireni oldu. Aslında kendini bir şair gibi görmediğini ama şiirlerinin olduğunu ve bu şiirlerini yıllardır okuduğunu söylüyor. Kendisinin iyi bir şiir okuyucusu olduğunu belirtiyor. Eski kasetlerinde de bulunan 'fondaki müzik', 'Adam Gibi'de oldukça fonksiyonel olarak yer alıyor.

İbrahim Sadri'nin şiirlerinin belli bir dönemin ruh yapısını yansıttığı belirtiliyor. Şiirlerinde, Türkiye'de 60'lı yıllarda doğan ve 70'li, 80'li yılların kargaşa ile sükun arasında aykırı yaşam biçimlerini idrak eden gençlerin bakış açılarını, yaşadıklarını ve geçirdikleri süreçleri ifade ediyor. İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istediğini sık sık belirtmiştir.

İbrahim Sadri her ne kadar tiyatro, şiir, mizah ve televizyon alanlarında çalışmış ve çalışıyor olsa bile, kendisini "tiyatrocu" olarak gördüğünü ifade etmekle beraber, tiyatroyu bırakmasını tiyatronun kurumsallaşmamış olmasına ve ekmek kapısı olarak yeterli olmamasına bağlıyor.
Yasak gibi bayrak gibi baskın gibi
Erişilmez bir şeydi seni sevmek.
İbrahim Sadri
Sayfa 18 - Yaşayan Kitaplar - 5. Basım - 1999
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet,Bir adin kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet
Beni affet
Kaybetmek için erken
Sevmek için çok gec
n’olur üzülme
üzülmüyor analar
oğulları üzülme dedikçe
İbrahim Sadri
Sayfa 41 - Yaşayan Kitaplar - 5. Basım - 1999
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri...
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavend hele buselik
hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden

evet yangın
evet salaş yalvarmaların korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdan

bu da bir şikayet benimle kendim arasında kalan
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın

yine de
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

beni affet
kaybetmek için erken
sevmek için çok geç
bir zemheri akşamında
oturup tandırın karşısına babam
oğul yürü, dedi
yürüdüm
topak oldu babam, acıdan yundu gözleri
yalnız bir “ah” etti anam
sessizce ırmağa düştü sözleri
İbrahim Sadri
Sayfa 10 - Yaşayan Kitaplar - 5. Basım - 1999
Gözlerinin bu şehrin en güzel yeri olduğunu unut
Kor gibiyken içimde, kendin gidip beni burda kor gibilerini unut
Unut işte
Unutmak en iyisi!..
160 syf.
·8/10
Aşk aslında yirmi dokuza değil milyona da sığmaz fakat İbrahim SADRİ yirmidokuza sığdırmış ve her harfe bir şiir yazmış. Hani eksik olmuş ama bu kadarıda yeter okunmaya değer....
119 syf.
·1 günde·5/10
“Şiirokuyan adam’ın” derlediği, kitabın isminden de anlaşılacağı gibi derleyicinin Tv/Radyo programı yaptığı sırada, gelen şiirlerin kitaplaştırılmış halidir.

Amatör yapısı çoğu şiirlerde belli olmaktadır, ancak sözüm ona değme şairlerden daha okunulabilir durumdadır. Genel olarak şiirlerin konusu - 30 yaş ve üstüyseniz - çok hoşunuza gidecek ve sizi çocukluğunuza götürecektir. Şiirlerde işlenen hasret, toplumsal olay, anaya ve sılaya özlem gibi temalar sıklıkla görülmektedir.

Kitap üç bölümden oluşmakta olup, basımı bitmiştir. Toplamda barındırdığı 16 şiir ve 2’de düz yazıdan oluşmaktadır.

İçeriğinde en beğendiğim şiir ise ezbere bildiğim “Kırık Hava” -Karahazer çiçeği - ve “Kuş Hatıraları” adlı şiirleridir.

Sözün özü: aman aman okunulması gereken bir kitap değildir. Dediğim gibi şiir ehli olmayanların yazdığı ve toplandığı bir eserdir. Benim hoşuma gitti. Eğer ki kısa bir zaman farklı şeyler ararsanız okumanız tavsiye edilir.

Sevgi ile kalın.
142 syf.
·8/10
İbrahim SADRİ gerçekten yazınca adam gibi yazıyor kelimeler tam süslü olmasada şiirlerinde kafiye uyak çok gözükmesede kendimizi yazdığı şiirlerde konu neyse o konunun tam orta yğrine götürüyor hasretse hasrete özlemse özleme ama bakmıssın ki tam oradasın şiirle gelen bir dünya da adam gibi de böyle bir dünyanın eseri dinlendiren yaşatan......
142 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İbrahim Sadri şiir okuma konusunda oldukça başaralı. Ama maalesef şiir yazma konusunda aynı başarısı yokmuş. Çok kötü ya da felaket olarak değerlendiremem, kitabın içeresinde ruha dokunan dizeler de var. Yine de edebiyatımızdaki büyük şairlerin şiirleri gibi içine işlemiyor insanın. Yazmaktansa okusa, biz de dinlesek daha iyi olur
160 syf.
·6/10
Aşk şiirleri sevenlerin dikkatini çekebilir. Hemen bitirebileceğiniz kitaplardan. Bazı bölümlerini not etmiştim yıllar sonra okuyunca bile güzel olan kısımlar olduğunu görmek çokta fena bir kitap olmadığını gösteriyor...
142 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yıllar önce okumuştum. Eğer şiir seviyorsanız mutlaka okuyun. Okurken aldığım tat hala aklımdadır.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim Sadri
Unvan:
Türk Sunucu, Televizyoncu, Şair ve Tiyatrocu
Doğum:
İstanbul, 1963
İstanbul'da doğan İbrahim Sadri aslen Erzincan Kemah Yücebelen'lidir, ilk ve orta öğrenimini istanbul kasımpaşa'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde okuduktan sonra, yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkânı buldu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin, şiir kitapları da mevcuttur.

"Adam Gibi" İbrahim Sadri'nin 1998'den beri devam ettirdiği şiir-kaset serüveninin altıncısı ve kendinden en çok söz ettireni oldu. Aslında kendini bir şair gibi görmediğini ama şiirlerinin olduğunu ve bu şiirlerini yıllardır okuduğunu söylüyor. Kendisinin iyi bir şiir okuyucusu olduğunu belirtiyor. Eski kasetlerinde de bulunan 'fondaki müzik', 'Adam Gibi'de oldukça fonksiyonel olarak yer alıyor.

İbrahim Sadri'nin şiirlerinin belli bir dönemin ruh yapısını yansıttığı belirtiliyor. Şiirlerinde, Türkiye'de 60'lı yıllarda doğan ve 70'li, 80'li yılların kargaşa ile sükun arasında aykırı yaşam biçimlerini idrak eden gençlerin bakış açılarını, yaşadıklarını ve geçirdikleri süreçleri ifade ediyor. İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istediğini sık sık belirtmiştir.

İbrahim Sadri her ne kadar tiyatro, şiir, mizah ve televizyon alanlarında çalışmış ve çalışıyor olsa bile, kendisini "tiyatrocu" olarak gördüğünü ifade etmekle beraber, tiyatroyu bırakmasını tiyatronun kurumsallaşmamış olmasına ve ekmek kapısı olarak yeterli olmamasına bağlıyor.

Yazar istatistikleri

  • 20 okur beğendi.
  • 105 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.