Poetik ve Politik
Bir entelektüelin başucu kitabı olacak, tamamen kültürel çalışmalarla dolu, harika bir kitap.
Kitapta kültür, medeniyet, rönesans, kanon, sanat, doğu-batı, gelenek, yerlilik, kültür savaşları ve sosyoloji gibi 30'a yakın konu incelenmiş.
Ben kitabı okurken aldığım notları birleştirerek ve kendi yorumlarımı da katarak, bir sentezleme yaptım:
İngilizlere ''Hindistan'ı mı verirsiniz yoksa Shakespeare'i mi?'' dedikleri zaman, onlar hiç tereddüt etmeden ''Hindistan'ı bırakırız, Shakespeare'i veremeyiz; çünkü Hindistan gittiği zaman biz kendimiz olarak kalırız ama Shakespeare olmadığında kendimiz olarak kalamayız.'' demişler.
Almanya'da ise vatandaşlık başvurusu yapacağınız zaman sizi bir sınava sokuyorlar. O sınavda sizlere ülkelerinin yazarlarını, şairlerini, sanatçılarını, filozoflarını soruyorlar. Ve ülkede hükümetler değişse de ideolojiler değişse de bu kültürel sorular değişmiyor.
Türkiye’de böyle 30 soruluk bir kültürel vatandaşlık sınavı hazırlansa ama bu sınavın sorularını siyasi parti görüşleri farklı, dört kişilik bir komisyon hazırlayacak olsa, bu komisyon sınav sorularını belirlerken tüm kararları oy birliği ile alacak olsa, sizce o sınavın soruları hazırlanabilir mi? Öyle bir sınav gerçekleşebilir mi?
Veya, başka ülkelerde de siyasi partiler ve farklı ideolojiler var ama onlarda Racine ya da Goethe denince herkes susar ve aynı çatı altında toplanır. Bizde ise Orhan Veli'miz, Sabahattin Ali'miz, Nazım Hikmet'imiz olsa bile, dünya çapında bir klasik eserimiz yok ve kanonlar yaratamıyoruz; bu kafayla devam ettiğimiz sürece de olmaz. Görüşlerimiz farklı olsa bile bazı değerler ortak olmalıdır.
2024 yılındayız hâlâ "Kızıl Sultan mı?" "Ulu Hakan mı?": Elinin körü.
️Entelektüel bir toplum için çözüm üreterek, toplumda sanatsal faaliyetleri ön