Kelimelerin sadece matematiksel bir mantıkla ele alınamayacağını ve eş anlamlı sözcüklerin arasından seçimlerin bile insanların algısında değişik etkiler yarattığını düşünüyorum kelime seçmenin ve hatta daha da önemlisi bu kelimeyi dillendiren kişinin aksanı tavrı ve toplumsal statüsünün algıyı nasıl etkilediğini daha detaylı bir şekilde Bourdieu Bernstein ve Labov un teirileri eşliğinde ezbere yaşayanlarda işlemiştim. Burada aslında eş anlamlı iki kelime olan ilim ile bilim arasındaki farkı örnek vermekle yetineceğim
Varlıklar asıl gerçeklik, "mahiyetler" ise "vücud"un kokusunu duymamış olan ayan-ı sabitedir. "varlıklar" mutlak manada kendi kendine kaim olan vücuttan yani Nur-i hakiki'den SUDÛR eden ışık hüzmelerinden başka bir şey değildir. Bu varlıkların her biri bir takımın zâti nitelikler ve aklî sıfatlar ile nitelenmiştir. işte bu nitelik ve sıfatlar "mahiyet" olarak bilinen şeylerdir.
Zamanın sırlarını ne sen bilirsin ne ben
Bu muammayı ne sen çözebilirsin ne ben
Dedikodularımız var sadece perde önünde
Perde çekilince ne sen kalırsın ne ben. ÖMER HAYYAM
İnsanın sonsuz ihtiyaç sahibi olduğu piyasa koşullarında özneye biçilen asli rol tüketmektir. dünya bir piyasadır ve bu oyunun en zevkli kısmı insanları harcamaya zorlamaktır. büyük mağazalar, görkemli alışveriş merkezleri, ışıl ışıl vitrinler süper ve gross marketler... ve birbirine artınca patlayan kampanyalar . bütün bunlar insanoğlunun tüketici damarına enjekte edilen eroin gibidir. fazlası, hep daha fazlası.... böyle
likle kapitalizm amacına ulaşır ve insanı ihtiyacından fazla tüketen hatta sadece tüketen bir varlık haline getirir. teknoloji kitap sanat müzik bilgi ve pornografi ...dolayısıyla insan herkesin birbiri için metalaştığı nesneleştiği bir oyunun figüranı konumuna gelmiştir