Örnek alabileceğim kimsem yoktu. Ben kendi kendimin annesi, babası, dayısı, teyzesi, uzaktan akrabası, çocuğum. Kızılacaksa kendi kendime kızardım. Uyarılacaksam tertemiz uyarırdım kendimi. Nasihat edilecek bir durum varsa alırdım kendimi karşıma, güzelce anlatırdım, "Bak kızım" diye başlayan cümlelerle.
Hem ailen hem sınırın yoksa, uzakların bir anlamı yok; çünkü kalkıp gitme isteğin olmuyor. Zaten her şeye, bütün dünyayı uzaksın, daha nereye gideceksin?