Dokunduğun her duyguda
Bir başkasına ait parmak izleri vardı
Ya da duyguları öldürülmüş sevdanın ipuçları
Sen hep daha önce öpülmüş bir kadının
Dudaklarında sana dair cümleler bekledin
Oysa ıslanan kelimeler
Bir başkası adına sana yönlendirilmiş
Öznesi eylemine uymayan
Devrik cümleler kurmaya görevlendirilmişti
Onu öperken başka birinin gölgesi araya giriverirdi hep
Ve aslında sevişlerin senle olmadığını bilemedin
Kapanan gözlerde sen hep
Bir başka resim üzerine fotomontajdın azizim
Defolu caddelerde fotomontaj
- Karaçalı, Defolu Caddelerde Fotomontaj.
Tanrı öldü. Tanrı ölü. Onu öldüren biziz.
Kendimizi nasıl avutacağız biz katillerin katili?
Neydi bıçaklarımızın altında ölümüne kan döken?
Dünyanın sahip olmuş olduğu bu en kutsal ve en kudretli şey
Bu kanı kim silecek üzerimizden?
Hangi kefaret bayramlarını, hangi kutsal oyunları icat etmemiz gerekecek?
Fazla büyük değil mi bize bu davanın yüceliği?
Sırf ona layık olmak için bizim de Tanrı olmamız gerekmez mi?
Friedrich Nietzsche
Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmış kaldırımlar
Ve yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik.
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik.
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
-Atsız, Geri Dönen Mektup.