Burası bir kitap sitesi ama neden kitap okuruz ki biz başkalarının fikirlerini öğrenmek/çalmak için mi okuyoruz yoksa düşünce yapımıza yeni birşeyler katmak için mi? Önce düşün sonra ne zıkkımın kökünü yapıyorsan yap.
Çaresizlikten, içine düştüğüm inanılmaz acizlikten, ne etsem de kendimi ifade edememenin verdiği üzüntüden, uzun bir süre, kendime hakim olamayarak ağlıyorum.
Kılıç artığı, gece gündüz, aylarca yıllarca, yaz kış, yağmurda çamurda, karda kıyamette, sicakta, ateşte durmadan işleyen keskin kılıçtan, nasılsa, kurtulabilen insan. Her şeyini, yerini yurdunu, malını mülkünü, anne ve babasını, kardeş ve yakınlarını, akraba ve dostlarını kaybeden, büyük olasılıkla "öldü" diye bu kenara atılan ve yaralı kurtulan, yüreği ve ruhu yaralı insan. Kimselerin anlamadığı, yaralarına merhem bile süremeyen, ancak kendisinden geçtiğinde, ruhundaki yaraların acısını dindirebilmek için ağlayabilen çaresiz insan.
Bir daha asla burada olamayacağım. Dakikalar geçip giderken ben ileriye gidiyorum. Zamanın akışı benim durduramayacağım bir şey. Seçme hakkım yok. Ben gidiyorum.
Bir yolcu arabası durdu, diğeri kalkıyor. Daha tanışacağım insanlar var, bir daha asla görmeyeceğim diğerleri. Sen farkına varmadan giden insanlar var, yalnızca bir yerden bir yere gidenler var. Daha birbirimizle selâmlaşırken şeffaflaşıyorlarmış gibiler. Gözlerimin önünde akan nehirle yaşamaya devam etmeliyim.