"pekala, seni dahi! bunu demeter'e nasıl açıklayacaksın? selam, demeter! biz senin kızını bir takım golf sopasıyla takas ettik de. iadesi de yokmuş, tüh!"
"belki sen onunla konuşabilirsin diye düşünüyordum..."
"anlıyorum! yani evet demenin tüm ihtişamını sen alacaksın ceremesini de ben çekeceğim, öyle mi? siz üçünüzün ne kadar sinir bozucu olduğunuza dair bir fikriniz var mı acaba? canınız ne isterse onu yapıyorsunuz ama sonuçlarını hiç düşünmüyorsunuz."
"hades, sana bir şey sorabilir miyim?"
"e-elbette."
"sen... yaptığın işi kendin mi seçtin?"
"persephone, üzerinden çok uzun zaman geçti... bu konuda konuşmaktan cidden hoşlanmıyorum."
"bu hiç adil değil! sen benim aptal saptal şeylerimi biliyorsun!"
"işler böyle yürümüyor... surat mı yapıyorsun? işin aslı şu ki, pek de heyecan verici değildi. ben de kumdan nefret ederim."
"kumdan nefret mi edersin?"
"evet."
"koca bir tarihi olayın akıbeti senin kumu sevip sevmemene mi bağlıydı yani?"
"aynen."
"danya..."
"danya olanları aşacak. herkes aşacak. sabaha her şeyi unutmuş olacaklar. faelerin ömürleri uzundur. kin tutmanın birkaç on yılı kendimize zehretmenin harika bir yolu olduğunu uzun zaman önce öğrendik. hızlıca tartışır ve hepsini arkamızda bırakırız."
"beni kandırdın!"
"hayır. sana bu diyarda geçireceğin kısacık hayatının geri kalanı boyunca çok işine yarayacak değerli bir ders verdim. küçük detayları sakın göz ardı etme. şeytan ayrıntılarda gizlidir. şimdi işe koyul hadi."