Bizi yarılmış olan şeyler gözümüze o kadar küçük, önemsiz ve saçma görünür ki onları dile getirdiğimizde karşımızdakinin bize gülmekten kendisini alamayacağını düşünürüz.
Ok yayından çıkıp bizi yaramıştır bir kere, ancak okun zırhımızı tam olarak nasıl ve ne zaman geldiğini saptamak için gerekli verileri ve bağlama zihnimizde yeniden oluşturamayız.
Öfkenin işaretleri olarak sinirden kıpkırmızı olmuş yüzleri, en yüksek perdeden gelen bağrıışları, serçe çarpılan kapıları görürüz. Ancak öfke sık sık çok başka işaretlerle kendisini belli eder. İnsan öfkeli olduğunun farkına varmadığı ya da anlasa da kabul etmek istemediği zamanlarda içine biriken öfke uyuşuklığa dönüşür.
Seks ile evliliğin birlikte mutlu bir biçimde var olabileceğini ümit etmek kuşkusuz çok rahatlatıcı olur, ancak bir şey ümit etmek onun kesinlikle olacağı anlamına gelmez.