O zaman belki Sokrates'in bundan iki bin yıl önce söylediği gibi "hiç kimsenin bilerek kötülük yapmayacağı" ve "kötü insanların kötü insanlar olmaktan çok, hasta varlıklar oldukları" görüşleri daha iyi anlaşılabileceği gibi, öte yandan, kötü insanları ortadan kaldırmaktan çok, kötülüğün kendisini veya şartlarını ortadan kaldırmanın daha işe yarar bir ahlakî öneri olduğu üzerinde ciddî bir şekilde düşünülebilir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eğer insanların yaptıkları seçimler, nedeni olmayan esrarengiz kararların sonucu ise veya belirlenmesi mümkün olmayan akıl-dışı süreçlerin, mekanizmaların eseri ise bu seçimlerde bulunan insanların bu tür cezalara uğratılmalarının, toplumun intikam duygularını tatmin etmek dışında anlamlı ne tür bir değeri olabilir?
Özgürlüğün Spinozacı bu tanımı, bir başkası, yabancı kavramının içine insanın kendi tutkularını, içgüdülerini de sokabileceğimiz bir şekilde genişletebilir. Bu durumda, yukarıda işaret ettiğimiz, tutkuları, içgüdüleri tarafından belirlenen bir insan, bu kendisine dıştan olan şeyler tarafından belirlenmesi anlamında özgür olmayan bir insan olarak yorumlanabilir. Yine bu durumda özgür insan, başka insanların, toplumun önyargılarından, baskılarından kurtulmuş olduğu gibi, kendi tutkularından özgürleşmiş bir insan olarak ele alınabilir. Sonuç olarak bu insan kendi aklı, kendi hakikati, kendi doğruları tarafından belirlenmiş olan ve bu sözü edilen şeylere kendi isteği ile bilerek itaat eden bir insan olarak tanımlanmış olur.
Spinoza için özgürlük, herhangi bir nedeni olmayan bir fiilde bulunma gücü değildir. Başka bir ifadeyle özgürlük, herhangi bir neden tarafından belirlenmemişlik (indetermination) değildir; tersine, bir belirlenmedir (determination); ancak bize yabancı olan, dıştan olan bir neden tarafından belirlenmemiz değil de bizim kendimiz tarafından belirlenmemiz, yani kendi kendimizi belirlememizdir (self-determination).