Oluşun Matematiği
Oluşun Matematiği: Bilim, Maneviyat ve Yaratılışın Polialektik ve Metapolialektik Sonsuz Süreci Cevat ORHAN Giriş: Varlığın Matematiğinden Oluşun Sonsuz Sürecine Daha önceki makalemizde, hayatın çok bilinmeyenli bir denklem olduğunu ve bu denklemi çözmenin ilk adımının, içsel bilinmeyenleri tanımak olduğunu ifade etmiştik. O felsefi yolculukta, matematiğin ve fiziğin dilini kullanarak varoluşa dair temel bir çerçeve çizdik. Ancak bu denklemin sadece statik bir formülü değil, aynı zamanda sürekli bir akış ve dinamik bir dönüşüm süreci olduğu ortadadır. Bu yeni makalede ise, o ilk denklemin ötesine geçerek, oluşun sonsuz sürecini inceleyeceğiz. Bilim ve maneviyatın bu süreçteki rolünü, polialektik ve metapolialektik bir yaklaşımla ele alacağız. Amacımız, evrenin ve içindeki her şeyin nasıl bir mantıkla var olduğunu, nasıl bir döngü içinde devam ettiğini ve bu sonsuz akış içinde insanın yerinin ne olduğunu anlamaktır. Bu yolculukta, kuantum fiziğinden kadim metinlere uzanan bir köprü kurarak, bilimsel yasaların aslında ilahi bir tecellinin somut yansımaları olduğunu göstereceğiz. Bölüm I: Yaratılışın Kaynağı ve "Ol!" Komutu Evrenin varoluşu, her şeyin programının ve potansiyelinin bulunduğu o nihai "durum" veya "kaynak" olan Mutlak Hiçlik kavramıyla başlar. Bu, kutsal metinlerde geçen "Ben bir gizli hazineydim, bilinmek istedim ve kâinatı yarattım" hadisinde ifade edilen o "gizli hazine"dir. Bilimsel olarak Big Bang'den önceki tekillik hali, bu potansiyel durumun bir yansıması olarak görülebilir. Evrenin varlığa gelişi, bu potansiyelin "Ol!" (Kun) komutuyla somut bir gerçekliğe dönüşmesidir. Bu dönüşümün en küçük ölçekteki örneklerinden biri, İbrahim Peygamber kıssasında ateşin suya dönüşmesidir. Yanıcı gazlar olan hidrojen ve oksijenin birleşerek ateşi söndüren suya
Varlığın ve Anlamın Kutsal Kaynağı: Nihai Gerçeklik
Varlığın ve Anlamın Kutsal Kaynağı: Nihai Gerçeklik Cevat ORHAN Giriş İnsanlık tarihi boyunca, varoluşun en temel soruları olan "Kim'im?" ve "Neden buradayım?" sürekli sorgulanmıştır. Bu sorulara verilebilecek en kapsamlı yanıt, bir Metapolialektik bakış açısıyla, yani tüm zıtlıkların (tez ve antitez) çatışmasından daha yüksek bir varoluşsal düzleme (sentez) dönüşüm süreciyle anlaşılabilir. Bu makale, her şeyin temelini oluşturan, zaman ve mekânın ötesindeki nihai ilke olan Mutlak Kaynak kavramı üzerinden, bu dönüşüm sürecini açıklamaktadır. Mutlak Kaynak ve O'nun Yansımaları: Evrenin Yaratılışı Mutlak Kaynak, kendi içinde sınırsız bir potansiyel barındırır. Bu sonsuzluk, fiziksel evreni yaratarak kendini yansıtır. Evren, Mutlak Kaynak'ın kendisi değil, sadece O'nun bir tecellisi veya yansımasıdır. Tıpkı bir aynanın, yansıttığı görüntünün kendisi olmaması gibi. Bu yaratılış sürecini anlamak için, evrenin temel kuralları olan kuantum, frekans ve titreşim gibi kavramları kullanırız. Bu kavramlar, bilimsel birer adlandırma olmanın ötesinde, Nihai Gerçeklik'ten gelen enerjinin nasıl somutlaştığını gösteren araçlardır. Benzer şekilde, dinlerdeki melek figürleri de bu yasaların kişileştirilmiş halleridir. Cebrail, ilahi bilginin ve üst aklın yansımasıyken; Mikail düzeni, İsrafil dönüşümü ve Azrail ölümü temsil eder. Hepsi, O tek kaynaktan gelen farklı akışlardır. Bu durum, "Lehu'l mulku'ssemevati ve ma fil arz" (Göklerin ve ve yerin mülkü O'nundur) ayetiyle ifade edilen, evrenin ve içindeki her şeyin Mutlak Varlık'a ait olduğu gerçeğiyle uyumludur. İnsanın İkilemi: Dürüstlük ve Sapma İnsan, bu yansıma evrenin en karmaşık parçasıdır. Bedenen sınırlı ve ölümlü olan insan, aynı zamanda ruhsal olarak sonsuz potansiyeli içinde barındırır. İşte bu noktada, dürüstlük ve kötülük
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
American Book Review dergisi, 100 romanın başlangıç cümlesi
Bütün yazarların korkularındandır başlangıç cümleleri. En iyisini yakaladığınızda, gerisi kolay gelir. Yoksa sorun bitmez. 1. Bana İsmail deyin. —Herman Melville, Moby-Dick (1851) 2. Evrensel olarak kabul görmüş bir gerçektir ki, iyi bir servete sahip bekar bir erkeğin mutlaka bir eşe ihtiyacı vardır. —Jane Austen, Gurur ve Önyargı (1813) 3. Gökyüzünden bir çığlık yükseliyor. —Thomas Pynchon, Gravity's Rainbow- Yerçekiminin Gökkuşağı(1973) 4. Yıllar sonra, idam mangasının karşısına dikildiğinde, Albay Aureliano Buendía, babasının onu buzu keşfetmeye götürdüğü o uzak öğleden sonrasını hatırlayacaktı. —Gabriel García Márquez, Yüzyıllık Yalnızlık (1967; çev. Gregory Rabassa) 5. Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. —Vladimir Nabokov, Lolita (1955) 6. Mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır. —Leo Tolstoy, Anna Karenina (1877; çev. Constance Garnett) 7. Eve ve Adam'ın yanından geçen nehir akıntısı, kıyıdan körfezin kıvrımına kadar, bizi Howth Kalesi ve çevresine rahat bir dolaşım yoluyla geri getiriyor. —James Joyce, Finnegans Wake- Finneganın Vahı (1939) 8. Nisan ayının parlak ve soğuk bir günüydü ve saatler on üçü vuruyordu. —George Orwell, 1984 (1949) 9. Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem bilgelik çağıydı, hem aptallık çağıydı, hem inanç çağıydı, hem de kuşku çağıydı, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharıydı, hem de umutsuzluk kışıydı. —Charles Dickens, İki Şehrin Hikayesi (1859)
Kitap Simyacıları
Yüz nakli-kimlik
Mark girdiği evdeki izlerden ve delillerden 4 kadının birbirlerine yüz nakli yapildığını anlar. Verilen Benzodiazepinlerin etkisiyle kadınların hafizalarını kaybettikleri fakat davranışlarını korudukları anlaşılır. Kayıtlara göre 1.pedagojik ve dini eğitim alan Betty 2. Sadece pedagojik eğitim alan Ammy 3. Sadece dinî eğitim alan Comy 4.hiçbir eğitim almamış Doly Pandemi döneminde Ana kıtadan uzaktaki bu adada DNA ve dişsel değerlendirme yapilamıyorsa, ....KADINLARIN KİMLİĞİ NASIL BİLİNİR?... (Cevabı KAYGI DÜNYASI romanında)
Full fathom five thy father lies; Of his bones are coral made; Those are pearls that were his eyes; Nothing of him that doth fade, But doth suffer a sea change Into something rich and strange. Sea-nymphs hourly ring his knell: Ding-dong. Hark! Now I hear them — Ding-dong, bell. Şekspir, Ariyel'in Şarkısı - Fırtına Beş kulaç dipte uzanmış atan; Kemkilerinden oldu bunca mercan; Şu inciler onun gözlerinden, Tek zerresi yok gidip yiten, Derya dilinde bir tegayyür yalnız Bilmem neye dönüştü tuhaf ve varsıl. Çınlanır çanı saatte bir, deniz perilerince bilfiil: Çın-çın. İşittim işte. Kulak kesil! — Çın-çın, zil.
📌Tüm zamanların en iyi dizileri açıklandı: 1. Breaking Bad 2. Game of Thrones 3. Chernobyl 4. The Sopranos 5. Band of Brothers 6. The Wire 7. Better Call Saul 8. Stranger Things 9. Sherlock 10. Peaky Blinders 11. The Twilight Zone 12. Fleabag 13. Fargo 14. House 15. Friends 16. Dark 17. The Office 18. Succession 19. Battlestar Galactica 20. Freaks and Geeks 21. Mad Men 22. Narcos 23. Mindhunter 24. Mr. Robot 25. Black Mirror 26. Heartstopper 27. Severance 28. It's Always Sunny in Philadelphia