Dolayısıyla bu yolla birçok insanı, aklımın hasta olduğuna inandırmıştım,benden başarılar beklememeleri için.Ama dünyanın en sıradan insanı kadar normaldim aslında.Yalanlar söylüyordum herkese.Hepsi bu.
Değişemeyeceğime inanmak o kadar kolaydı ki! Yokuş aşağı inmek kadar zevklisi yoktur.Hele tırmananlarla,her yükseldikleri birkaç santimde kilolarca ter dökenlerle alay etmek ne kadar da rahatlatırdı ruhumu!Zayıf olduğum için kötüydüm.Tırmanamadığım için normal olmadığımı kabul ettirmeye çalışıyordum.
Yarın, bugünü yaşanılabilir hale getiriyordu.Kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı!Lotonun çıkma ihtimalini, âşık olunacak insanla tanışma ihtimalini,sonsuz mutluluk ihtimalini içinde barındıran o sihirli sözcük: yarın.
Ve artık biliyorum hangi yolu seçtiğimi.Evime dönmek istiyorum.Ailemin yanına.Hayata yeniden başlamak.Bıraktığım yerden değil.Daha geriden.Saf bir çocukken yaşadıklarımdan itibaren başlasın istiyorum hayat.
Herkesin kendine göre bir hücresi var.Bazılarınınki daha genişse,neyi değiştirir? Mahkûm olduktan sonra hayata,fark eder mi üçe üç bir oda ya da binlerce kilometrekarelik bir ülke?