Eserlerini yalnızca, "Bir sanat eseri olsun," diye verenleri değil, her şeye aşkla bakabilen gözleri tanıyor tarih. O gözlerle manzaralar tablo, gölgeler fotoğraf, kelimeler şiir oluyor. Attila İlhan’ın dizelerindeki gözler, sevgilinin değil, aşkın gözleridir elbet.
Sözlükler, binlerce kelime bildikleri halde konuşamazlar. Onları dilsiz yapan sahip oldukları
kelimeleri baş harflerine göre ve alt alta sıralamalarıdır. Çok şey bilip de susmanın ağırlığını taşırlar.