Şehit nedir? Toprak uğruna ölen midir şehit ? Hayır. Bir anlam uğruna, hakikat ülküsü uğruna ölendir şehit. Toprak da ancak hakikat ülküsünün yurdu olursa uğruna ölünmeyi hak eder. Ve hiçbir karşılık beklemeden, ilâhi medeniyet uğruna canını veren insana, bir anda perdeler sıyrılarak hakikat çırılçıplak gösterilir. Hak dolaysız gösterilir. Bu sebeple o "görmüş" olur.
Yüzümüzü Allah'a çevirdiğimiz vakit, başka bir iklim, başka bir mevsim başlamıştır. Ayrı bir mevsimin mantığı. Sarhoşluğa benzeyen bir mantık. Ama bu, Hazreti Mevlana'nın dediği gibi üzüm şarabının sarhoşluğu değil, seher şarabının sarhoşluğu.
Kolay imân bir inkâra dönüşebilir. Ama çile çekilerek erilen inanç, inkârların fırtınasına dayanıklıdır. Zelzele geçirmiş, sel baskınına uğramış, rüzgârlarla sarsılmış fakat yine de yerinde sapasağlam duran bir yapı ile her türlü dış etkiden uzak veya mahrum tutulan bir yapı bir midir?
Ah, bir sarkaç gibi bir ölüme bir hayata gidip gelen ruh'larla sadece biyolojik yaşantının içinde vakit dolduran ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır !