📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Su ve ateşte ruh vardır ama hayat yoktur, bitkilerde hayat vardır ama bilinç yoktur. Hayvanlarda bilinç vardır ama erdem yoktur. İnsanda ise hem ruh hem hayat hem birinci hem de erdem vardır, bu yüzden evrendeki en değerli varlıktır. (Xunzi, Hükümdarın Yönetimi)
Ahlaki öğretiler ile doğanın ilişkisi aynı zamanda toplumsal normlar insan doğası arasındaki ilişki sorunudur. Herkesin bildiği gibi her birey belirli sosyal, ekonomik, politik ve kişiler arası ilişkiler içinde yaşar ve sosyal meslek, statü, yasa, ahlak gibi toplum kısıtlamalara tabidir. Bu nedenle insanlar sosyal varlıklardır. Ancak aynı zamanda her bireyin kendi karakteri, bağımsız bir ruh dünyası ve irade arayışı vardır, bu yüzden herkes aynı zamanda bir bireydir. İnsanın bu ikili doğası, gerçek hayatta toplum ve birey arasındaki karmaşık çelişkili ilişkiyi oluşturur. Birey ve toplum arasındaki çelişik ilişkiyi araştırmak, yerli ve yabancı düşünürlerin ve filozofların en çok ilgilendiği konulardan biridir.
Büyük bilgi adlı eserde ayrıca "Eski zamanlarda erdemlerin dünyada tezahür etmesini isteyenler önce kendi ülkelerinde düzene soktular. Ülkesini düzene sokmak isteyen önce ailelere çekidüzen verirdi. Ailesine çeki düzen vermek isteyen önce kendini yetiştirirdi. Kendini geliştirmek isteyen önce zihnini düzeltirdi. Zihnini düzeltmek isteyen önce samimi olurdu. Samimi olmak isteyen önce bilgilerini tamamlardı. Bilgiye ulaşmak şeyleri araştırmaktadır." Şeyleri araştırmak, bilgiye ulaşmak, samimi olmak, zihnini düzeltmek, kendini geliştirmek, aileye çeki düzen vermek, ülkeyi düzene sokmak, dünyayı huzur getirmek; bu "sekiz hedef" aslında "üç ana prensip"i gerçekleştirmenin somut adımlarıdır. "Sekiz hedef"in merkezinde kendini geliştirmek ve yetiştirmek vardır. Bunların arasında şeyleri araştırmak, bilgiye ulaşmak, zihni düzeltmek, kendini geliştirmek, içsel bilgelikle ilgiliyken aileye çeki düzen vermek, ülkeyi düzene sokmak, dünyaya huzur getirmek istedi dışsal bilgelikle ilgilidir. Çinli aydınlar sadece kendi kişisel gelişimleri ile sınırlı kalmamalı, dış dünyayı bunu nasıl yansıtacaklarını göstermelidir.
Bir toplum kendi kültürünü diğer ülkelerin kültürlerini dışlamak için kullanmamalı. Bizim durumumuzda ise aksine kendi geleneksel kültürümüzü anlama, saygı gösterme ve kendine güvenme konusunda büyük eksiklikler var.