Sessiz sakin bir yer aramak için gerçek dünyadan kaçmak başlı başına bir kaygıdır. Çünkü öyle bir şey bulmanın bir yolu yoktur. Yapılması gereken şey "an"ın getirdiği sorumluluklardan başlamaktır ve bu ilk adımdır.
Gerçek hayattan kaçıp sığınabileceğin sessiz sakin bir yer bulmak istedin. Fakat böyle sessiz sakin bir yer var mı? Yok! Görünüşte kişi bu ortamdan çıkmış ama aslında bir yükü bırakıp başka bir yükü sırtlanmıştır. Bir kafesten çıkıp başka bir kafesin içine girmiştir. Zen, "an"ın farkına vararak kendi özünüzün ve zihninizin kaygısız olduğunu kavramanızı vurgular. Kaygıyı kendiniz yaratıyorsunuz. Bu yüzden Zen'in ilk ilkesi: "Zihinde başlangıçta sessiz ve sakindir başlangıçta kaygı yoktur."
Konfüçyüs "Eğitimde sınıf ayrımı yoktur." der. Yani sosyal sınıflarına göre hem soylular hem de sıradan halk eğitilebilir. Aslında "Eğitimde sınıf ayrım yoktur." ifadesinde öğrencilerin farklı zeka ve fiziksel özelliklerine göre eğitim almasına da değinilmelidir. Bireyler arasında büyük farklılıklar vardır. Herkesin kişiliğini tam olarak ortaya koyması sağlanmalıdır. Şimdilerde seri üretim, çeşitliliği tek tipleştiriyor. Eğitim de seri üretime ve standartlaşmaya dönüştüğü için bu haliyle "Eğitimde sınıf ayrımı yoktur." ifadesindeki geleneksel eğitim fikrine de uygun değil.