merve

7/10
·91 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
yine bir stefan zweig ve yine mükemmel bir hikaye. (incelemeyi birazcık spoiler vererek yapıcam kitabı okumadıysanız bence incelememi de şimdi okumayın en heyecanlı yeri hakkında yazıcam çünkü:)) önce yine sakin bir başlangıç devamında eski bir olayı anlatan asıl baş kahraman. kadın ilk başta adamın peşinden giderken kadına da üzüldüm çünkü yaptıklarına çok güzel kılıf uydurmuştu bence belki de sıkıntıdan bilmiyorum ama bahanelere baya güzel inandırmıştı kendini. en sonda kabul etti gerçi herşeyi bırakıp gidicem bu adam için dedi. ve hazırdı da. ama sonu gerçekten şaşırttı eğer adam tren istasyonuna gidipte binmiş olsaydı o trene ve kadın tek şansını kaçırsaydı daha çok üzülürdüm ama garip bir şekilde kadın treni yakalayamadım bari anıları canlandırmak için eski yerlere gideyim dediğinde adamı tekrar kumar salonunda görünce baya şaşırsamda içim rahatladı öbür türlü sanki çok yarım kalmışlık olurdu içimde:) ama yine çok sürükleyici heyecanlı bir hikayeydi. bence okunsa güzel olur gerçi genel olarak stefan zweig'in birçok kitabı için söylenebilir bu. kesinlikle tavsiye de edeceğim bir yazar okumuyorsanız çok şey kaybediyorsunuz arkadaşlar:) iyi okumalar..
Bir Kadının Yaşamından 24 SaatStefan Zweig · Filozof Yayinevi · 2020151bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2023 19:02
martin eden şu ana kadar en sevdiğim ana karakterlerden biri olabilir. ilk baştan itibaren garip izlenimleriyle bilgiyi öğrenişi ve ona olan bakış açısıyla asla pes etmeyişiyle dayanıklılığıyla(ki bence asla ruth'un düşündüğü gibi ilkel bir şekilde değil de tamamen farklı bir kişilik oluşuyla alakalı) çok sevdiğim bir karakter oldu. tabi sevmediğim yönleri de oldu. örneğin ruth'a olan aşkı. kitabın ortalarına doğru sadece ruth'u ve onun tekdüze ezbere fikirlerini okuduk. martin gibi biri nasıl olurda ruth'a aşık oldu hiç anlam veremedim. ilk başlarda tanıştığı diğer kızlardan farklı olduğu ve aslında martin'in eksikliğini çektiği tamamen içgüdüsel olan sevilme ihtiyacı diye düşündüm ama yüzlerce kitap okuyup bilgi olarak ruth'u ve onun sınıfındakileri geçince anlamsız bulunca onların düşündüklerini sevmeyi bırakır diye düşündüm. ama aksine martin ruth'un fikirlerini saçma bulsa bile aşkı ve bu fikirleri aynı kefeye koymaması gerektiğini söyleyip durdu. ruth'u hiç sevmedim en başından beri:) hatta dediğim gibi martin ona nasıl taparcasına aşık oldu bilmiyorum. ama bunca başarısının arkasında ruth vardı hep. her şeyi ruth için yaptı ilk başta ona erişmek için sonra tabi bilginin kendisiyle tanıştı ve ruth'un yönlendirmelerine aldırış etmeden kendi yolunu çizdi kitabın arkasında şöyle yazıyordu martin için"...Hayalleri kaybolduğunda uğrunda yaşayacağı hiçbir şey kalmaz" bunu son bölümlerde kesinlikle anladım. ruth ondan ayrıldığında girdiği bunalımlar ve kitapları okumayı çalışmayı bırakması. üstelik tamda yazarlık için işler yolunda gitmeye başlamışken. kendi yolunun bulduktan sonra vazgeçmez sanıyordum ama malesef martin eden aşkın kurbanı oldu. ya da belki aşk sandığı şeyin. yine de çok güzel bir kitaptı. özellikle son bölümleri soluksuz okudum( sonunda ruth'dan
Martin EdenJack London · Platanus Publishing · 2020135bin okunma
8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
uzun süredir ertelediğim bir kitaptı sonunda okuyabildim. yine bildiğimiz rus edebiyatı:) Betimlemeler yorsa da konusu çok güzeldi. baştan söyleyeyim spoiler vericem. En sonda bazarov'un ölmesine şaşırdım gerçekten. kitap boyunca o kadar yansıttı ki nihilizmi en sonda aşık olmasına içten içe sevindim. çünkü aslında alışkanlıklarının dışına çıkınca çok iyi bir nihilist veya aristokrat biri olmadığını anlamış olduk:) Bazarov kendini çok iyi ifade edebilen içe dönük biri olmasına rağmen anna'yla doğru dürüst konuşamaması hatta ölüm döşeğinde bile anna'yı istemesi biraz sevindirdi beni. arkadiy kadar duygusal olmasam da bazarov bazı yerlerde haddinden fazla zıtlığı ve kibirli tavırlarıyla sinirimi bozdu okurken:) bu kadar zıt iki kişinin arkadaşlığı da zaten sonlara doğru arkadaşlıklarını bitirmelerine neden oldu. Ama kitap genel olarak güzeldi. yine karakter betimlemeleri çok iyidi. herkes rolünü çok iyi oynuyordu sanki ya da fazla hayatın içinden. okunsa güzel olur diyebileceğim bir kitaptı. iyi okumalar.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · İmge Kitabevi Yayınları · 201355,8bin okunma
7/10
·554 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2023 20:10
tomris uyar'ın okuduğum ilk kitabı. yanlış bir başlangış olabilir farkındayım ama çok garip bir şekilde geçti bu kitap elime ve okumam gerektiğini düşündüm. kitaba gelecek olursam da edebiyatla ilgili onlarca deneme varmış gibi öyle tek oturuşta okuyayım bitireyim değil çünkü hepsi farklı farklı konular. birçok şeye değinilmiş. arada kendini eleştirmiş toplumu eleştirmiş( bence cidden güzel örneklerle)ve sanki bir arkadaşıyla konuşuyormuş kadar samimi bi makale yazıyormuş kadar açıklayıcı. o çizgiyi güzel kurmuş bence yazar. farklı konulara başlık başlık değinmesi hoşuma gitti. arada ağır konularda var gülüneceklerde. dediğim gibi üslup olarakta sıkmamış yazar. devam etmesi kolay bir kitap. edebiyatı, edebiyat dünyasını sevip merak ediyorsanız tavsiye edilebilir.
Gündökümü - Bir Uyumsuzun Notları 2Tomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 2018132 okunma
4/10
·165 syf.··
2023 35. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2023 07:36
biraz orta yollu ilerleyen bir kitap olmuş diyebilirim. Genele baktığımızda yazar, insan kişiliğini toplumdan ayırmamış. hatta "benlik kavramı başka insanlarla münasebet sayesinde doğar, çünkü tek başına kalmış bir insanın başka insanlar hakkında herhangi bir fikri olamayacağı gibi, kendi hakkında da hayvan seviyesinden daha yukarı bir anlayış kazanması beklenemez. ... şu halde benliğin kazanılması sosyal bir hadisedir." demiş yazar. bence biraz düşünülmesi gereken bir paragraf. hangi şartlara ve hangi kişilikte olduğuna bağlı olarak değişen birşey sonuç olarak. evet kişiliğimiz oluşurken toplumdan etkileniyoruz pozitif veya negatif olarak ama kendini tamamen soyutlamış kişinin kişiliği yoktur da denemez bence. yani bana göre bir tık düz yolu tercih etmiş yazar, somut bir varlık olarak almış insanı, düşünce yönünü katmadan. Bu da okurken birçok yerde "nasıl bunu da eklememiş, bu kısmı nasıl böyle düşünmemiş" dedirtti bana:) aslında kitabı okurken daha ikinci sayfada yazarın yaşını tahmin ettim biraz:) zaten asıl mesleği yazarlık değil bu kitapta profesörlük tezi için hazırladığı kitaplardan. başlıkları sohbet eder gibi açıklamış yazar. birçok konuya değinmiş ama bence kendini tekrar eden aynı şeylerle dönüp duran birçok bölüm var. Eğer başlayacaksanız tek seferde okuyup bitirmemenizi tavsiye ederim ara ara bölümleri okuyun daha iyi olur. iyi okumalar.
Ahlak Psikolojisi ve Sosyal AhlakErol Güngör · Yer-Su Yayınları · 202196 okunma