Genellikle ülkenin çeşitli yerlerinden gelen işçi yığınlarını bir araya toplayan büyük-ölçekli makine sanayi, ataerkilliğin kalıntılarını ve kişisel bağımlılığı hoş görmeyi kesinlikle reddeder ve "geçmişi küçük gören bir tutum" izler.
İşte eski bu gelenekten kopuş, üretimin düzenlenmesini,
bu üretim üzerinde genel denetim olasılığını ve gerekliliğini
yaratan asıl koşullardan biridir. Özellikle insanların yaşam
koşullarına fabrikalar tarafından getirilen değişikliklerden
söz ederken, kadınların ve gençlerin üretime çekilmelerinin, aslında ilerici bir gelişme olduğu belirtilmelidir. Kapitalist fabrikanın, çalışan nüfusun bu kategorilerini özellikle zor koşullara soktuğu ve bu işçiler için çalışma gününü
düzenleyip kısaltmaların, sağlıklı iş koşullarını garanti
etmelerinin vs. özellikle gerekli olduğu tartışma bile götürmez. Ama kadınların ve gençlerin sanayide çalışmalarını
yasaklamak ve bu tür çalışmaya engel olan ataerkil düzeni
sürdürmek çabaları, gericilik ve hayalcilik olur. Büyük-ölçekli yerli sanayi daha önce ev, aile ilişkilerinin dar sınırından hiç çıkmamış olan nüfusun bu kategorilerinın ataerkil
tecridini yıkarak ve bunları sosyal üretime doğrudan sokarak. gelişmelerini teşvik edip, bağımsızlıklarını arttırır,
başka bir deyişle, prekapitalist ilişkilerin ataerkil hareketsizliğınden kıyaslanmayacak biçimde üstün olan yaşam
koşullarını yaratır