Ali E.

Ali E.
@marx2lenin
Kapitalizm ilerledikçe para ve metalar gitgide insani değerleri yerinden eder, onların yerini alır, hatalı bir şekilde insani değermiş gibi kabul edilir. Böylece para ve metalar fetişleştirilir (fetişler, bizim insani niteliklerle donattığımız nesnelerdir). Bu görüş u­yarınca, gerçekliği algılayamama sorunu değildir ideoloji; çünkü gerçekliğin (kapitalizmin) kendisi ideolojiktir, hatalı bir görünüşler alanında kendi özsel görünümlerini gizler.
Sayfa 45
Reklam
Bunun nedeni, herhangi bir toplumda en fazla dolaşıma giren ya da geçerlilik kazanan ideolojilerin başat toplumsal sınıfiann çıkarlarını yansıtması ve yeniden üretmesidir. Böylece, sözün gelişi, yorucu emeğinin meyveleri gündelik olarak efendisi tarafından temellük edilen bir fabrika işçisi, buna rağmen yorucu çalışmanın erdemlerine ya da cennette ödüllendirileceğine inanmaya devam eder. Bu inançlar işçileri hem çalışmayı sürdürmeleri için ikna eder hem de kendilerinin sömürülmekte ol­ duğu hakikati karşısında gözlerini kör eder; böylelikle işçilerin e­ fendilerinin ya da kapitalist sistemin çıkarlannı yansıtır. Benzer şekilde, kocası tarafından dövülen bir kadın (Marx ve Engels böyle bir örnek vermese de), yalnız yaşayan kadınların evli kadınlardan daha fazla tehlike ve şiddete maruz kaldıklanna, daha yalnız ve mutsuz olduklarına inanabilir ve bu inanç da kendi durumuna is­ yan etmesini engeller, hatta kadıniann evlenmek zorunda ol­ duklannı bildiren çeşitli düşünceler uydurmasına yol açar. Başka bir örnek de beyaz bir işçinin, işsiz kalışını hatalı olarak siyah göçmenlerin kababati olarak görmesidir. Sonuç olarak ideolojinin işlevi, emekçi (ve öbür ezilen) sınıfiann kendi "gerçek" hayatlarını ve sömürülmekte olduklarını kendilerinden gizlemektir.
Sayfa 44
İhtiyar Adler, beni haberin kaynağına, Politik polis şefi Geyer adında birisine götürdü. Otomobilde giderken Adler'e savaşın ülkeye adeta bir bayram havası getirdiğini söyledim. ''Bayram edenler cepheye gitmeyecek olanlar'', dedi. ''Sokaklar deliler ve dengesizlerle doldu. Şimdi tam onların zamanı. Jaures'in öldürülmesi bir başlangıçtır. Savaş bütün içgüdülerin, bütün çılgınlıkların ortaya dökülmesine yol açıyor..''
Sayfa 274·Kitabı okudu
Viyananın pek iyi bildiğim sokaklarında dolaşıyor, şık mahallelerden Ringi dolduran kalabalığa bakıyordum: ortalıkta bir umut uyanmıştı. Ve bu umut daha şimdiden azıcık olsun gerçekleşmemiş miydi? Başka zaman olsa, bu tren biletçileri, çamaşırcılar, kunduracılar, işçiler ve çıraklar, Ringde böyle sereserpe, kendi mahallelerindeymişler gibi dolaşabilirler miydi? Savaş herşeyi çekip alıyordu ve o zamana kadar hor hakir tutulanlar, kendilerini zenginler, güçlülerle aynı düzeyde görmeye başlıyorlardı. Şu diyeceğim bir aykırılık sayılmasın, Habsburg silahlarının zaferi için gösteriler yapan Viyanalıların davranışlarında, 1905 ekiminde Petersburg'ta görmüş olduğum çizgilere rastlıyordum. Tarihte savaşın, çoğu zaman, devrimin anası olarak gösterilmesi boşuna değildir
Sayfa 272·Kitabı okudu
Profesör Miliyukov bana şöyle cevap veriyordu: ''Proletarya diktatörlüğü fikri çocukça bir şeydir ve Avrupa'da bu fikri tutacak bir kişi bile çıkmaz.''1917 de olanlar herhalde liberal profesörün o üstün güvenini sarsmış olacaklardır.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Reklam