DuygucanGuven

DuygucanGuven
@masteroffantasybooks
Yuksek lisans
ordu
Iskenderun
69 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·360 syf.·
2021 32. kitabı
Shaun David Hutchinson
7.4/10 · 181 okunma
Reklam
10/10
·764 syf.··
2021 31. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2021 21:20
"Seni beş yüz yıl daha beklerdim. Bin yıl. Ve birlikte geçireceğimiz zaman bu kadarla sınırlı olsa bile...beklediğime değerdi." Serinin 3. Kitabi sıcakların kurbanı oldugu icin bitirmem uzun sürdü. Kitabin hakkını veremediğim için üzgünüm. Her yönden çok güzeldi. Aşk, savaş, arkadaşlık, aile bağları hepsine doydum. Hatta tadı damağımda kaldı diyebilirim. Feyre en son Tamlin'in sarayına casus olarak gitmeyi seçmişti. Orada Hybern hakkında bilgileri topladıktan sonra gece sarayina dönüyor ve savaş hazırlıklarına başlıyorlar. Ama Tamlinin asıl  niyetini öğrenince onun adına üzülmedim desem yalan olur. Beklemediğim şekilde davrandi ve ona yakışanı yaptı bence. Keske onun da mutlu olduğunu görseydik. Bizimkilerin Tüm lordlari ikna etme ve kazani sıfırlamak için gereken büyüyü çözme çabaları uzun sürüyor. Bu sırada bazi düşmanların aslinda dost olduğunu anlıyorlar. Ayrica Nesta ve Alein'in güçlerinin ne olduğunu öğreniyor ve planlarını buna göre yapıyorlar. Bu kitapta en cok şaşırdığım şey Jurian ve Tamlin ile ilgiliydi. En cok heyecanlandıgım sahne de  Feyrenin Azriel ile birlikte  düşmanın kampına girdiği yerdi. Saka değil kalbim duracak sandım. İkisinden birine bir şey olacak diye ödüm koptu. Hele o savas sahneleri offf efsaneydi. Dehşet ve duygusallık arasında gidip geldim. Nesta ve Amren açık ara favorim oldu.
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,513 okunma
10/10
·336 syf.··
2021 30. kitabı
Kitabimiz Poppy ve Rune'nun 5 yasindayken komşu olmalariyla başlıyor. Bu şekilde başlayan  arkadaşlıkları çocukluk askina dönüşüyor. Poppy'nin babaannesi vefat etmeden önce torununa bin opucuk kavanozu vererek hayatinin en özel adamından aldığı en anlamlı öpücükleri not etmesini istiyor ve bunu duyan Rune Poppy'e ilk öpücüğünü 8 yaşındayken veriyor. Böylelikle öpücükler bitirmeye başlıyor. 15 yaşına kadar devam eden asklari Rune'nun başka ülkeye taşınmasıyla bitiyor. Poppy bir anda arama ve mesajlarını kestiği içi Rune asilesiyor ve kötü alışkanlıklar ediniyor. Ayrılığın sorumlusu olarak ailesini gördüğü için onlardan nefret ederek hayatına devam ediyor. Fakat iki sene sonra çiftimiz  tekrar komşu olduklarında aşklarını çetin bir sınav bekliyor. Rune, Poppy'nin çok geçerli bir sebebi olduğunu acı bir şekilde öğrendikten sonra iki serüvenci ruhun aşkı bambaşka bir evreye giriyor. Aralarındaki aşk öyle derin ve sağlam ki kısacık ömürlerinde bile birbirlerini sırtlarında taşıyorlar. Her anlarını severek ve sevilerek geçiriyorlar. Rune'nun sürekli  Poppymin (Benim Poppy'm) deyişi, Poppy'nin ondan aldığı özel öpücükleri not ederken söylediği sözler çok romantikti. Bu kitabi iyi ki okumuşum diyorum. Bana hayatın anlamını bir kez daha hatirlatti. Yaşadığımız her an o kadar değerli ki, her günü sanki son günmüş gibi doya doya yaşamalı, arkamızda pişmanlık bırakmadan gidebilmeliyiz. Hayallerimizin peşinden ısrarla gitmeli, sevdiğimiz insanlara sıkı sıkı sarilmaliyiz. Okurken 'Aynı Yıldızın Altında' ve 'Karanlığın Sarkısı' tadı aldim. Hüzünlü bir aşk hikayesi okumak istiyorum ama mutlu sonla bitsin diyorsaniz mutlaka okuyun. Okurken kitabin sonunda yer alan çalma listesini dinlemeyi unutmayin.
Bin ÖpücükTillie Cole · Yabancı Yayınları · 20171,837 okunma