"Bir süre öncesine kadar babama beni istemediği bir evliliğe zorladığı için kızgındım."dedi. Ardindan hafifçe güldü. " hayatımın aşkını bana bahşettigini nereden bilebilirdim ki?"
"Seni sevebilirim," dediğinde dudaklarımı hafifçe aramadım. "Sana aşık olabilirim."
Benimle mi konuşuyordu yoksa kendiyle mi emin değildim. Sözleri yüzünden büyülenmişcesine bir elimi yanağına götürüp şefkatle okşadım. Dokunuşumla gözlerini kapattı. "Bana bakma, Kitana."dedi yalvarircasina. "Beni gör."
"Enzo biz imkansızız." Sözleri söylemek bile içimde çığlık atma ve dünyaya öfkelenen isteği uyandiriyordu.
Şakağımı öptü. "Bunu çözeceğiz."
Başımı omzuna yasladım ama bunu düzeltmenin bir yolu oldugundan emin degildim. Büyücüleri bir kez daha lanetlendim. Benden her şeyi almışlardı. Yine.
Büyücülere ve buz çöllerine lanet ettim. Enzo sonunda buradaydı, beni öpüyordu ve tek istediğim ona daha da yakinlasmakti ama vücudum paramparca olmuştu.
Geri çekildiğinde göğsüm kırık kaburgalarımdan daha çok ağrıyordu. Beni böyle öptüğünü bile bile nasıl çekip gidebilirdim?