İfâde-i Merâmımdır
İçimde nabzımı zorlayan şu volkanı Tesiri yok akıtsam da gözlerimden Gönlüm teselli bulmuyor Bir çocuk gibi ağlamaktan bahsediyorum, Öyle bir çocuk ki, onu ben Sessiz sessiz ağlamasından tanıyorum Sonra iyisinden bir şiir okuyorum Nasıl hased ediyorum bilsen Oturmuş bende bunu yazıyorum, Çatlıyor kalem, kağıt yırtılıyor, Bu ilham bırakmıyor yakamı, Bakamıyor, korkuyorum ellerimden.. Sesler geliyor, Gökler eriyor da toprağı boğuyor sanki, Demir sacları dövüyor bu yağmur.. Bu, benim âşina olduğum bir mâtemdir, Her gece beni bekler uzun, ince bir kadın.. Bana düşen, gölgesi gibi ardından gitmektir, Ta ki şafak vakti ruhumu güneşle yaksın.. Pencerem öyle kirli, öyle düşman bana, Bulutların ardında bir yıldız, mutlaka üşüyor Alıp koynumda ısıtmak istiyorum Baktıkça titreyen ziyasına.. Duvara bakıyorum, Durmuş bir saat, Ruhumu sektiriyor yelkovanında, Beni en çok bozuk saatler anlar,
Şiir
Güzeller bayram günü süslenir, Günler ise seninle güzellenir. Seninle olan her an bayramdır, Sen yoksan bayram da matemdir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Demir sacları dövüyor yağmur, Bu, benim aşina olduğum bir matemdir..
Sizlerden alıntılar MeCaZ okuyucusunun alıntıları Hatırladın mı! Gidip gelmeyenleri Beyhude bekleyenleri... Bütün Şiirleri Ahmet Hamdi Tanpınar Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak Rûyaların kadar sade, güzeldin. Bütün Şiirleri Ahmet Hamdi Tanpınar sesin yıldızlı gecemdir. Ahmet Hamdi Tanpınar Essalâtü hayrun mine'n-nevm"Ey ümidim! Sen yoksan bayram matemdir bana Kalplerin Keşfi İmam Gazali Aşkla Güzelleşen Nice Yıllar Dilerim Bir gün birine aşık olursanız, Tanrı size onunla mutluluklar bahşetsin! Beyaz Geceler
1000Kitap
İzinin olduğu her yer bana âşiyandır Sefadır, sükûndur, aşktır... Yokluğunun hissedildiği her an Hüzündür, matemdir, ah u figandır... Sanma ki, Gönlüme düşüşün ibaret-i tesadüftür Münferite bu armağan Rabbindendir.
#𝙔𝙐𝙎𝙐𝙁_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎İ_𝙏𝙀𝙁𝙎İ𝙍☝️ (#YakupAs) Onlardan yüzünü çevirmiş, “Âh Yûsufum! Neredesin Yûsuf?” diye ağlıyor, sızlanıyordu. Hüzün ve kederinden iki gözüne ak düştü, görmez oldu. Buna rağmen o, oğullarına duyduğu kızgınlığı belli etmiyor, bir diken yutar gibi acısını içine gömüyordu. 84 Oğulları: “Aradan bunca zaman geçti, hâlâ Yûsuf’u dilinden düşürmüyorsun. Vallahi bu gidişle ya kederinden hastalanıp eriyecek veya helâk olup gideceksin” dediler. 85 Yâkub şöyle cevap verdi: “Ben bütün dertlerimi, keder ve hüznümü Allah’a arz ediyorum ve ben, Allah’tan gelen vahiyle sizin bilmediğiniz nice şeyleri biliyorum.” 86 “Evlatlarım! Haydi gidin! Yûsuf ve kardeşini arayıp bulmaya çalışın. Sakın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez” dedi. 87 #Tefsir: 📖 Bünyamin’in de kaybıyla kederi doruk noktasına çıkan Yakup (a.s.)’ın, birden Yûsuf’a olan hasreti depreşti. “Âh, Yûsufum, âh” demeye başladı. “Yûsuf’a olan hasretim neredesin, gel, şimdi tam gelme vaktindir” diye sızlandı. İçini saran hüzünden gözlerine ak düştü; görmez oldu. Fakat çocuklarına kızmıyor, kimseyi suçlamıyor; öfkesini, kederini ve hüznünü kalbine gömüyordu. Acısını yutkundukça yutkunuyordu. Çocukları onun bu haline çok üzüldüler. Onu teselli etmeye çalıştılar. Böyle giderse çok ıstırap çekeceğini, kederinden hastalanıp eriyeceğini, hatta ölüp gideceğini söylediler. Bu sözler onu teselli etmeye yetmedi. Kederini ve hüznünü Allah’a arzetti. Bunun Allah Teâlâ’dan böyle bir iptila ve imtihan olduğunun farkındaydı. Belalara sabrın büyük mükafatlara vesile olacağını çok iyi biliyordu. Bu açıdan bakıldığında üç çeşit bela olduğu görülür: › Kula verilecek cezayı hemen acele olarak vermektir. Bu, Yûsuf’un hanımlar tarafından vâki olan arzu ve istek yüzünden