İçimde nabzımı zorlayan şu volkanı
Tesiri yok akıtsam da gözlerimden
Gönlüm teselli bulmuyor
Bir çocuk gibi ağlamaktan bahsediyorum,
Öyle bir çocuk ki, onu ben
Sessiz sessiz ağlamasından tanıyorum
Sonra iyisinden bir şiir okuyorum
Nasıl hased ediyorum bilsen
Oturmuş bende bunu yazıyorum,
Çatlıyor kalem, kağıt yırtılıyor,
Bu ilham bırakmıyor yakamı,
Bakamıyor, korkuyorum ellerimden..
Sesler geliyor,
Gökler eriyor da toprağı boğuyor sanki,
Demir sacları dövüyor bu yağmur..
Bu, benim âşina olduğum bir mâtemdir,
Her gece beni bekler uzun, ince bir kadın..
Bana düşen, gölgesi gibi ardından gitmektir,
Ta ki şafak vakti ruhumu güneşle yaksın..
Pencerem öyle kirli, öyle düşman bana,
Bulutların ardında bir yıldız, mutlaka üşüyor
Alıp koynumda ısıtmak istiyorum
Baktıkça titreyen ziyasına..
Duvara bakıyorum,
Durmuş bir saat,
Ruhumu sektiriyor yelkovanında,
Beni en çok bozuk saatler anlar,