#OkudumBitirdim #OrtakOkuma
Esaret şehrinde bir kitapçı/Sharı J. Ryan
Kitap 1940/2018 yılları arasında iki farklı zaman şeklinde ilerlerken, ikinci Dünya savaşı Nazi dönemini, Kitap ilerledikçe, sanki vücuduma saplanan tırtıklı bir hançerin acısı her sayfada biraz daha derinleşiyordu.Severek okuduğum bir kitap oldu benim için.
Bu zorlu yolcukta bana eşlik eden değerli kitap dostum Melek Hanım'a teşekkür ediyorum. kitabı her yönüyle ele almanın keyfini yaşadık birlikte. Başka kitaplarda buluşmak dileğiyle
1940’ların Almanya’sında Matilda, çocukluk arkadaşı Hans’a aşık olur. Ancak savaşın acımasız yüzüyle birlikte Hans ve ailesi, Yahudi oldukları için Matilda’dan koparılır. Matilda, sevdiği kişiye ulaşabilmek için zorlu ve tehlikeli bir mücadeleye başlar.
Yıllar sonra, Matilda’yla kan bağı olan Amerikada yaşayan Grace Laurent, Almanya’dan gelen beklenmedik bir miras haberiyle geçmişine yolculuğa çıkar. Kendisine kalan eski bir kitapçı ve içindeki mektuplar onu Matilda ile Hans’ın yarım kalmış hikâyesinde nelerle karşılaştıracak.
"Etrafı ölümle çevrili Esaret şehrinde ki ablukayı aşkın gücü kırabilecek mi?
Matilda, aşkı için neleri göze alacak?
Grace'yi Esaret şehrinde ki kitapçı da geçmışinin sırrı çözebilecek mi?
Bu soruların cevabı kitabımızda.
Geçmiş ile bugün arasında kurulan bu etkileyici bağ, aşkın, kaybın ve umudun yıllara meydan okuyuşunu anlatırken, bazı sırların yıllar geçse de unutulmadığını gösteriyor.
Yazdan Başka Mevsim Yok
Modem dünyada Antik Yunan tanrı ve tanrıçaları okumayı düşünmek hayal gibi gelirdi, ancak Matilda Leyser bunu başarmış. Kahramanlarımız Zeus'un kardeşleri Demeter ve Hades, bir de Demeter'in ( Zeus'tan olan ) kızı Persefoni.
Persefoni hayatının 6 ayını yerin altında , karanlıkta , ölüler diyarında kocası , ilk aşkı Hades ile geçiriyor, kalan 6 ayı da yeryüzünde doğanın, bereketin tanrıçası olan annesi Demeter ile. Ancak son yeryüzüne çıkışında onda bir farklılık olduğunu hem kendi hissediyor hem de kocası Hades.
Öte yandan modern zamanın iskan politikası ve imar sorunları Demeter'in bahçesine , ormanına , evinin olduğu araziye geliyor. Şimdi ikisinin de tek istediği Persefoni 'nin bundan sonra hep kendi yanlarında kalması. Hades büyük bir özlem ve kaybetme şüphesiyle geldiği bahçede Demeter'e 6 aylık anlaşmalarını bozmamak için yol çalışmasını durdurmasını, bunun için 3 ay süresi olduğunu söylüyor.
Aslında kitap boyunca anne olmak ve evlat olmak arasındaki o ince çizgiyi okumak hüzünlü geldi bana. Persefoni iki tarafı da anlamayı öğrenecek. Tüm bunların yanında gelişen olaylar, gündelik hayatın sorunları, karakterlerin mitolojik yanlarının özünde insanlığı görmeyi sağlıyor.
Persefoni tarafını seçecek , bu seçim nelere sebep olacak okuyun , pişman olmayacaksınız. Ve Demeter sen gerçek bir kraliçesin.
Kitapları Kurtaran KediYazdan Başka Mevsim YokMatilda Leyser
Kitap, Dachau toplama kampının gölgesinde, Münih'te geçiyor ve bir yara gibi büyüyen bu karanlığın tam ortasında, Matilda ile Hans’ın yollarının kesişmesini anlatıyor. Duygusal tonu yüksek ve dönemin trajedisini bireysel hayatlar üzerinden aktaran sürükleyici bir dönem romanı.
Eğer tarihî kurgulardan hoşlanıyorsanız, yazayr, özgürlük kavramını sadece fiziksel bir durum olarak değil; düşüncelerin, duyguların ve en önemlisi edebiyatın özgürlüğü üzerinden ele aldığı bu kitaba bir şans verin derim.
Filmini büyük bir hayranlıkla izlediğim Matilda’yı, sonrasında kitabından okumak benim için bambaşka bir deneyim oldu. Sayfaları çevirirken filmdeki sahnelerin tek tek gözümde canlanması, hikayeyle kurduğum bağı daha da güçlendirdi. Hem izlerken hem okurken hissettiğim şeyler o kadar ortaktı ki, Roald Dahl’ın bu büyülü dünyası zamansız bir başyapıt olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Genelde çocukların anne ve babalarının birer kopyası olması, onların rollerini benimsemesi beklenir. Toplumun kodladığı "doğru" budur. Ancak Matilda’da bunun tam tersini görüyoruz. Matilda, onu hiçbir şekilde anlamayan, vizyonsuz ve sevgisiz bir ailenin içinde adeta kendi kendini yetiştirmiş bir çocuk.
İşte tam bu noktada kitabın bize sunduğu en değerli mesaj devreye giriyor: Kitapların bir insanı nasıl inşa edebileceği. Matilda’nın o küçücük yaşta kütüphane yollarını aşındırarak sığındığı o sayfalar, ona sadece bilgi vermedi; onu büyüttü, geliştirdi ve ona ailesinin sunamadığı o vizyonu kattı. Kitaplardaki bilginin ne kadar kıymetli olduğunu ve bir insanın karakter gelişiminde nasıl mucizeler yaratabileceğini Matilda'nın gözlerinde çok net görebiliyoruz.
Hikayede Bayan Trunchbull gibi "Gerçek hayatta da maalesef böyle insanlar var" dediğimiz zorba bir karakterin karşısında, Bayan Honey gibi bir vahanın olması içimizi ısıtıyor. Matilda ve Bayan Honey arasındaki o sohbetler, o naif muhabbet çok etkileyiciydi. En çok hoşuma giden detay ise Bayan Honey’nin karşısındaki küçücük kız çocuğunu küçümsemeyip, onu kendisine denk bir birey, bir ruh ikizi olarak görmesi oldu. Bu, bir çocuğun ruhuna dokunabilecek en güzel yaklaşımlardan biri.
Matilda’nın ilk başlarda zihniyle nesneleri hareket ettirebilmesi ama daha sonra zor ve karmaşık derslere geçtiğinde bu yeteneğini kaybetmesi kitaptaki en
MatildaRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 20224,305 okunma
"Çünkü sen, uğruna verdiğim çabanın her saniyesine değersin."
İklimya Matilda Mir. Okumaya geldiği Türkiye’de büyük bir skandal sonucu hayatı altüst olmuştur. Fazlasıyla kalbi incinen kızımız etrafındaki insanların içinde yapayalnız hissediyordur. Ta ki karşısına o meşhur, yakışıklı ders hocası çıkana dek.
Çağın Alkan Dinçer. İklimya'nın yolları yalnız ona çıkmalıydı. Fazlasıyla etkilendiği esas kızımıza nihayet özel ders verme imkânı geçmişti eline artık ve pes etmeye niyeti yoktu. Bir ihtimâlleri olmalıydı. Ancak önce kızımızın iyileşmesi gerekiyordu. Yakışıklı karakterimiz ise onun için elinden gelenin fazlasını yapmaya hazırdı.
Çok tatlı bir kitaptı. İklimya'ya kızdığım noktalar da oldu elbet. Ama bir yandan da hak verdim. Sonuçta kabuğuna çekilmiş biri kolay kolay güvenemezdi tekrardan. Fakat karşıdaki kişi Çağın Alkan'dan başkası değildi. Kararlı ve ne istediğini bilen erkek karakter mi?? Not: Tabii ki kızımızın da kalbinin sahibiydi bariz şekilde. Onun haricinde Polina ve İklimya arasındaki farklar beni eğlendirdi ve Polina'ya bayıldım. Çok tatlı geldi. Tabii kafam İklimya ile uyuştu, orası ayrı. Güzel, tatlı ve erkek karakter sayesinde güvende hissettiren bir aşk kitabıydı. Tavsiye ederim.
Yarının Kıyısında