Bektaş yüce dağ başında -yalağuz-du.
Bektaş zaten doğduğundan beri -yalağuz-du…
Bir sopa, üç beş koyun, bir köpek,
Bulutların içinde kendi kendine -yalağuz-du…
ZÜLFÜ LİVANELİ & BALIKÇI VE OĞLU
Selam arkadaşlar Zülfü Livaneli'nin yakın zamanda çıkardığı Balıkçı ve Oğlu eseri ile geldim. Zülfü Livaneli Çağdaş ve başarılı yazarlarımızdan biri, fakat ben balıkçı ve oğlu eserinde bu başarısını göremediğimi söylemek istiyorum peki neden?
Kitapta balıkçılık yapan Mustafa karakterinin, denizde oğlunu kaybetmesi üzerine yaşadığı tramvayı okuyoruz. Çocuğunu kaybeden Mustafa daha sonrasında denizde mülteci teknesinin batması sonucu hayatını kaybeden insanlara rastlıyor. Aralarında yaşayan bir bebek de var. Bu bebeği alıyor ve kimseye söylemeden eşiyle gizli gizli bu bebeği sahipleniyorlar. Zaten eser burada başlıyor diyebilirim.
Mustafa'ya göre deniz bir çocuğunu alıp, ona yine bir çocuk hediye etmişti...
Peki kimseye göstermeden bu çocuğu nasıl büyütecek? bu mümkün mü?
Kitap oldukça akıcı merak ediyorsunuz olayları, Livaneli'nin akıcı bir üslubu var evet, yalnız bu eserindeki kurguyu pek sevemedim. Basit geldi.
Bu olayları anlatırken arka planda mülteci sorununa da değinmiş yazar, kontrolsüz göçün yarattığı felaketleri ele almış. En sevdiğim yanı ise deniz kirliliği sorununun denizdeki canlılar üzerindeki etkisine de vurgu yapmış olması. Kitap verdiği mesajlar yönünden güzel ama sanki verdiği mesajı çok göze sokmuş. Nasıl desem bazen tekrara düşmüş. Yazarın estetik kaygıdan uzak sadece toplumsal bir mesaj vermek için yazdığı izlenimi oluştu bende.
Biraz siyasetimsi bir hava da sezdim. Genel olarak kitap hakkındaki düşüncelerim bunlar, sizlerin de düşüncelerini merak ediyorum kitapla kalın sevgiler
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma