Bu kadının bende yatıştırdığı şey, bir yolcunun tensel açlığı değildi, kökenimde varolan hüzündü. Yabancı doğdum ben, yabancı yaşadım, daha da yabancı öleceğim.Düşmanca davranışlardan, aşağılamalardan, kırgınlıktan,acılardan söz açmayacak kadar gururluyum, ama bakışları ve hareketleri ayırt etmeyi bilirim. Sürgün yeri olan kadın kolları vardır, ama kimileri de anayurt toprağı gibidir.
Tanrım, hiçbir zaman çok uzak olma benden!Ama çok yakınımda da olma!
Bırak seyredeyim, giysinin eteğindeki yıldızları!Ama yüzünü gösterme bana!
Bırak duyayım akıttığın ırmakların gürültüsünü, ağaçlarda estirdiğin rüzgârı, doğurttuğun çocukların gülüşmelerini!
Ama Tanrım! Tanrım! Senin sesini duymama izin verme!